(HABER ANALİZ) Davutoğlu hangi ülkenin başbakanı?

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Paralel yapı ile PKK arasında işbirliği var. Elimizde belgeleri mevcut.” deyip de belge olarak HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Bugün’e röportaj vermesini gösterdiğinde, herkes bunu acemiliğine vermişti. Zira göreve geleli henüz 3 ay olmuştu. Fakat aradan geçen zamanda Davutoğlu’nun gafları ve gerçeği yansıtmayan açıklamaları öyle bir noktaya ulaştı ki ilk mesnedsiz açıklamasının acemilikle ilgisinin olmadığı anlaşıldı. Her ne kadar kendisi bir röportajında, “Ben hayatta yalan söylemedim” dese de gelinen noktada artık kimse Davutoğlu’na, “Sayın Başbakan sahi nerede o belgeler?” diye sorma gereği bile hissetmiyor. Başbakan’ın sadece son 3 günkü açıklamalarındaki hatalar bile artık ‘gaf’ kategorisinde anılamayacak boyutta. Öyle ki “Davutoğlu hangi ülkenin başbakanı?” diye sorduracak kadar vahim boyutlara ulaşmış durumda. Bir canlı bombanın gerçekleştirdiği Suruç katliamı ile ilgili olarak, “Faili yakaladık, adalete teslim ettik” sözleri sosyal medyada alay konusu oldu. “Aklımızla alay mı ediliyor?” soruları sorulurken önceki gün de “Canlı bombaların listesi elimizde ama eylem yapmadan tutuklayamazsınız” demesi, tepkilere yol açtı.

          Ahmet Davutoğlu, NTV canlı yayınında canlı bombalarla ilgili ‘hukuk devleti’ ilkelerinden söz etti. “Eyleme dönük veri yoksa tutuklayamazsınız. Türkiye demokratik bir hukuk devleti. Türkiye insanların sebepsiz yere tutuklanabileceği bir ülke değil.” dedi. Doğal olarak akıllara, son 2 yıldır sebepsiz yere tutuklanan, sırf cemaat üyesi diye gözaltına alınan, işyerleri basılan yüzlerce insan geldi. Başbakan’ın bahsettiği ülke, “makul şüphe” yasası ile AKP’ye muhalefet eden herkesin ‘darbecilik’ suçlamasıyla gözaltına alındığı bir ülke değil sanki. Twet atan gazetecilerin bile ‘makul şüphe’ yüzünden gözaltına alındığı, tutuklandığı bu ‘demokratik hukuk devletinde’, canlı bombaların tutuklanması için ‘eylem’ yapması bekleniyor. Aslında hiç kimsenin insanların sırf bir şüphe gerekçesiyle tutuklanmasını beklediği yok. İstihbarat birimlerinin eylem yapmadan önce listedeki bu kişileri takip etmesi ve katliamı önlemesi yeterli. Parkta arkadaşları ile tartışırken Cumhurbaşkanı’nı eleştiren bir vatandaş bile tutuklanırken Başbakan Davutoğlu’nun canlı bombalar için sergiledi ‘hukuk devleti’ hassasiyeti göz yaşartıcı.

         Başbakan’ın son günlerdeki bir diğer kafa karıştıran açıklaması, Star Medya Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sancak’a yapılan silahlı saldırının faillerinin yakalandığı iddiasıyla ilgiliydi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile pazar günü yaptığı görüşmede, faillerin yakalandığı bilgisini verdi. Ancak kimler olduğunu açıklamadı. Ne var ki gelişmeler, Başbakan’ın bu konuda da yanıltıldığını ortaya koydu. Zira ortada ne gözaltına alınan ne de tutuklanan bir kişi var. Sancak’ın, kumar borcu yüzünden kurşunlandığı öne sürülüyordu. Nitekim Sancak’ın kendi gazeteleri Star, Akşam ve Güneş bile Davutoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na verdiği bilgiyi sayfalarına taşımadı. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırıyla ilgili henüz yakalanan ya da tutuklanan olmadığını açıkladı.

          Bir konuşmada en fazla kaç skandala imza atılabilir, elbette sınırı yok ama Davutoğlu’nun bu kulvarda iddialı bir aday haline geldiğini söyleyebiliriz. Örneğin geçici hükümet için “Bu bir AK Parti hükümeti değildir” cümlesi yüzlerde tebessümden başka bir şeye yol açmıyor. Zira, mevcut AKP milletvekilleri içerisinden oluşturulacak bir hükümetin, bu seçim hükümetinden daha AKP’li olmayacağına neredeyse bütün tarafsız gözlemciler kani. Kabine, iktidar partisine bağlılıklarını milletvekillerinden daha agresif yöntemlerle ispat eden isimlerden oluşuyor. Başbakan’ın NTV canlı yayınında, “Bu isimler belki de 1 Kasım’da başka partilere oy verecekler” sözü de aynı şekilde “Bizimle alay mı ediyor” tepkisine yol açtı.

          Davutoğlu’nun NTV’deki bir diğer tartışmalı değerlendirmesi, “Şu andaki İçişleri Bakanımız terörle mücadele konusunda en tecrübeli bakanlarımızdan biri.” şeklindeydi. İçişleri Bakanı Selami Altınok’un nasıl bir terörle mücadele geçmişi olduğu merak konusu. Kaymakamlığın ardından Erzurum İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği yapan Altınok, ardından Aksaray Valiliği yaptı. 17 Aralık’ın ardından da apar topar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Oradan da seçim hükümetine İçişleri Bakanı yapıldı.

        Ahmet Davutoğlu’nun 14 aylık kısa başbakanlık görevi, bunun gibi bir çok gafla dolu. Eylül 2013’te ABD’de Fethullah Gülen’i ziyareti için, “Bakın ben hayatta yalan söylemedim. Doğrudur, gittim. Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde görüştüm” açıklaması yapmıştı. Bu sözler, 30 Nisan 2015 tarihli Milliyet’te yer aldı. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ertesi gün, “Davutoğlu’nun sözlerinin benimle ilgili kısmında bir yanlışlık var. Ben ziyareti sonradan öğrendim” diye yalanladı. 2 gün sonra Davutoğlu, “Zihnim çok berrak. Hem giderken hem de döndükten sonra kendisine bilgi verdim. Ama hafıza yanılabilir.” cevabını verdi. Ancak Gül, “Benim de zihnim berrak; ayrıca konu hakkında önceden haberdar edilmediğim için, öğrendiğimde duyduğum ve etrafımla da paylaştığım rahatsızlık yüzünden de unutmam mümkün değil.” diye net konuştu. Başbakan, tutuklu gazeteci Hidayet Karaca ve 62 polisin 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nce tahliyesiyle ilgili de “Paralel yapı bir hafta öne Pensilvanya’dan ‘tahliye edilsinler’ talimatı aldı. Elimizde kayıtları var” iddiasında bulundu. Fakat halen bu kayıtları ortaya koyabilmiş değil.

          7 Haziran seçimleri öncesi Ağrı’da yaşanan çatışma ile ilgili HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la yaşadığı polemikte de zor duruma düşmüştü. Demirtaş, askerlerin ölüme terk edildiğini söylerken Başbakan “Yalan söylüyor” karşılığını vermişti. Fakat internete düşen görüntüler Demirtaş’ı doğrulamış ve Genelkurmay Başkanlığı, “Vatandaşlarımızın askerlerimize yardımı takdire şayandır diyerek Davutoğlu’nu yalanlamıştı. 

AHMET DÖNMEZ, 13 Ekim 2015

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz