Stockholm Center for Freedom (SCF) olarak 2017 yılında geniş kapsamlı bir 15 Temmuz raporu hazırlamıştık.  Darbe girişiminin 1. Yıl dönümünde İngilizce ve Türkçe olarak bastığımız bu rapor için, suçlamaların hedefindeki Gülen Hareketi lideri Fethullah Gülen’le de yazılı bir röportaj yapmıştık. Gülen’in cevapları içerisinde son derece ilgi çekici bir bölüm vardı. Şöyle diyordu: “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın uzun zamandır bir darbe hazırlığı...
Bu yazı dizisinin bundan sonraki bölümlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için böyle bir yazıyı elzem gördüm. Çünkü okuyucunun çoğu, bilmediği bambaşka bir dünyaya adım atacak. Buna Cemaat’in kendi tabanı da dahil.  Hatta tahminimce onların şaşkınlığı, diğer okuyuculardan fazla olacaktır. Çünkü bugüne kadar bildikleri, kendilerini vakfettikleri, uğruna bedel ödedikleri “Hizmet”ten çok başka, bambaşka bir “Hizmet”le karşılaşacaklar. Evet, belki herkes Cemaat içerisinde bir de Mahrem Hizmetler...
Malum, İsveç soğuk. Geçen gecelerden birinde buz gibi yatağa girerken birden aklıma 30 yıl önceden bir sahne geldi. Orta 1 öğrencisiyim. Yıl ’89 olmalı. 30 yıldan da fazla olmuş. Cemaat’in Hatay’daki ilk müessesesi olan bir öğrenci yurdunda kalıyorum. İskenderun’da. Acayip sıska, çelimsiz, çok üşüyen bir çocuğum. Bir gün okuldan gelip koğuşuma girdiğimde babamla yurdun bir idarecisini yatağıma elektrikli battaniye yerleştirirken buldum. Çok sevinmiştim. O sayede rahat ettim.  Yurttaki arkadaşlarım...
KHK’lı öğretmen Fatma Görmez acılarla, kalp kırıklıkları ile, sessiz çığlıklarla göçtü gitti. Evet, uzun süren rahatsızlıklarını biliyoruz. Kalp ve böbrek hastalıkları yüzünden bir ara 29 kiloya kadar düştüğünü biliyoruz.  Ağır işitme kaybını da… Bir yandan kendi hastalıkları ile boğuşurken diğer yandan da engelli oğlu Berk’in hastalıkları ile mücadele ettiğini de biliyoruz. Oğlunun hasta yatağı başındaki mütevekkil fotoğrafından hatırlıyoruz. Ama kaybetti onu, biliyoruz. 3 yıl önceydi. Önce...
Hulusi Akar, 2005 yılında Kara Harp Okulu Komutanlığı görevini Reha Taşkesen'e devrederken öğrenciler, “Hulusinasyon devri bitti, Rehabilitasyon devri başladı” diye yazarlar. Türkiye hiç bir zaman ‘rehabilitasyon’ devrine giremediği gibi ‘Hulusinasyon’dan da hiç çıkamadı tabii. Türkiye 11 yıl sonra öyle bir pusun içine düşecekti ki, ne vuran niye vurduğunu ne de vurulan niye vurulduğunu bilecekti. Öyle ki Hulusi Akar’ı derdest etmekle suçlunan İhraç...
0BeğenenlerBeğen
122,720TakipçilerTakip Et
6,110AboneAbone Ol

Öne çıkanlar