Gökhan Bacık’ın Ahval’de kaleme aldığı “Cemaat üzerine iki yıl sonra notlar”ın ardından doğan tartışmalar hakkında görüşlerimi paylaşmak istiyorum.  Zaman zaman ben de eleştirel yazılar kaleme alan biri olarak, bu tür yorumlar sonrası ortaya konan tepkilerle ilgili genel bir değerlendirme yapma ihtiyacı hissediyorum. Kendime göre bunları bazı sınıflara ayırıp ona göre...
Kaç bahar kışa döndü Silivri’de; kaç mevsim tüketti gazeteciler içeride…  Dağlarına bir türlü bahar gelmezken memleketimin...  Günler, aylar geçiyor bir duvar dibinde.  Bir ‘yeşil soğan’ bile gönderemiyorsun ‘silah’ sayarlar diye…  Değil ki karanfil kokan cigaradan… 
Cennet Yiğit 15 Temmuz gecesi o hain bombalamaya yakalandığında henüz 23 yaşında ve 10 aylık bir polis memuruydu. Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda görevli bir komiser yardımcısıydı. Çocukluk hayaliydi polislik. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği okurken Polis Akademisi’ni kazanmış ve iki bölümü birlikte bitirmişti. Bu yüzden polis olmayı seçti. Sözlüydü. 1 ay sonra...
Bugün 17 Aralık! Neşeyle dolamıyor insan. Haliyle… Nereye baksan, acıyla doluyken bu kadar. Ve artık herkes biliyorken, herkes kabul ediyorken olanı... Çalanı... Yalanı... Baksanıza, ‘şahsı’nın eski bakanı, başbakanı,
video
500 binin üzerinde insan ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ ile suçlanırken, geldi çattı bir 17 Aralık yıldönümü daha… Bebekler cezaevinde büyürken, kadınlar Meriç’te boğulurken, kimilerinin makatına cop sokulurken ve kimileri ölürken ve de niceleri yaşayan ölüyken… 6 yıl geçti. Tam 6 yıl oldu.  Bazı şeyler unutuluyor...
0BeğenenlerBeğen
111,519TakipçilerTakip Et
5,970AboneAbone Ol

Öne çıkanlar