Sol başta, 15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nde yakalanan Hakan Çiçek, sağ başta Sezai müstear isimli İsmail Kokuroğlu ve ortada da konumuzla ilgisi olmayan Amerikalı profesyonel yönetici S.W. Niye mi bir aradalar? Hakan Çiçek’in Akıncı Üssü davasındaki savunmasında yer alan şu cümlelere kulak kabartalım:  “Benim 8 Şubat'ta gidip 24 Mart'ta döndüğüm 43 günlük seyahat… Niye gittiğimi söyleyeyim önce. Tamamen ticari maksatlı, işlerimin takibi maksatlı…...
Bu soru üzerine Gülen Hareketi mensubu bazı okuyuculardan, “Kesin olarak 15 Temmuz’u Cemaat’in yaptığına hükmettin yani” itirazı gelecektir. Aslında bu soruyu böyle bir hüküm üzerine değil de şu yargı üzerine ortaya atıyorum: Fethullah Gülen, haber aldığı bu hazırlıkları ifşa etse ve baştan tavrını ortaya koysa 15 Temmuz olmazdı. Dolayısı ile şu meşru bir sorudur: Mehmet Değerli’nin yalanları ortaya çıkmasına rağmen, neden...
Bir önceki bölümde, Mehmet Değerli’nin yazılı cevaplarını yayımlamıştım. Bu bölümde de bu açıklamaları analiz edeceğiz. Bazı okuyucular, benim bu yazı dizisini Değerli’den aldığım bilgiler üzerine kurduğumu; şu ana kadar yazdığım ne varsa kaynağının Değerli olduğunu ya da en azından onun anlatımları üzerine bir inşa yaptığımı sanmışlar. Dolayısıyla da Değerli’nin bu açıklamalarla ‘her şeyi’ (!) yalanlaması üzerine, “Biz şimdi neye inanacağız, kime...
Şimdiye kadar Mehmet Değerli’den çok bahsettik. Dizinin ana karakterlerinden biri o.  Hakkında bir çok suçlama, iddia ve açıklamaya yer verdim. Artık onu dinleme zamanı. Fakat daha önce ilan ettiğimden farklı olacak.  Zira 28. bölümde bu açıklamaları iki bölüm halinde yayımlayacağımı duyurmuştum. Bunların bir tanesi, telefonda yaptığımız görüşmelerde söyledikleri olacaktı. Diğeri de yazılı sorulara verdiği yazılı cevaplar... Telefonda söyledikleri, ‘off the record’ olarak konuşulan şeylerdi. Mehmet Değerli,...
“Bu son operasyon, Mehmet Değerli’nin de sonunu getirecekti,” diye bitirmiştik son yazıyı. Peki neden? Ne oldu da Değerli’nin sonu geldi? Ve nasıl oldu? Bu soruların cevapları, aynı zamanda bir önceki bölümden bakiye kalan, “‘Pakraduni’, ‘Sabetaycı’ belgelerinin sunulmasından sonra ne oldu? Gülen ne yaptı? Bunlar da yeni tasfiyelere dönüştü mü?” şeklindeki sorulara da cevap olacak. Şöyle ki… Gülen bu yol arkadaşlarını elbette uzun yıllardır tanıyor, onlara...
0BeğenenlerBeğen
122,720TakipçilerTakip Et
6,110AboneAbone Ol

Öne çıkanlar