Andrew Duff: Savcı Coşkun’un tutanağı, bazı şeylerin önceden hazırlandığını gösteriyor

Dönemin Anayasal Düzeni Koruma Savcısı Serdar Coşkun’un tartışmalı 15 Temmuz tutanağı, Avrupa’da konuşulmaya devam ediyor. Son olarak Brüksel merkezli saygın haber sitesi euobserver.com, dün bu belgeyi merkeze alan bir araştırma yazısı yayımladı. Brüksel’in kıdemli ve muteber gazetecilerinden Selçuk Gültaşlı ile Andrew Rettman’ın imzasını taşıyan “Leaked document sheds light on Turkey’s controlled ‘coup’ (Sızan belge, Türkiye’nin kontrollü ‘darbesine’ ışık tutuyor)” başlıklı yazıda, “Belge, iki buçuk yıl sonra, AB’nin başlangıçta şüphelendiği şeyi destekleyen kanıtları ortaya çıkarıyor. Ki bu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın aslında o gece ne olacağını bildiği ve kendi tek adam yönetimini oluşturmanın bahanesi olarak kullanmak üzere kalkışmanın devam etmesine izin verdiği şüphesi idi.” denildi. 

Avrupa Birliği eksenli yayın yapan EUobserver’daki bu yazı, Brüksel tarafından iyi takip edilmesi açısından önemli. Yazıda, “Bir Türkiye uzmanı için tutanaklar, Erdoğan’ın adamlarının aslında ne olacağını tam olarak bildiğini, arkadan gelecek baskı ortamına bahane olsun diye bazı olayların kontrollü bir şekilde yaşanmasına izin verildiğini ve hatta daha sonra siyasi muhaliflerini yargılamada kullanılacak taslak kağıtların önceden hazırlandığını gösteriyor.” ifadeleri kullanıldı.

Kastedilen ‘Türkiye uzmanı’, eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrew Duff’tı. NATO bünyesinden çok sayıda askerle 15 Temmuz’u konuşma imkânı bulan İngiliz politikacı, EUobserver’a bu araştırma yazısı için demeç verdi. Duff, Serdar Coşkun’un tutanağı ile ilgili olarak, “Artık nihayet Erdoğan’ın sözde darbeyi nasıl bu kadar çabuk ve acımasız bir şekilde istismar ettiğini biliyoruz… Şimdi şüphelerim daha da fazla uyandı” dedi.

“DARBE DÜZMECE OLAYLAR İÇERİYOR”

Şu anda Brüksel’deki düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi’nde çalışan ve AB’nin federal bir yapıya kavuşmasını savunanların kurduğu Spinelli Group’un da üyelerinden olan liberal siyasetçi, “O gece televizyonda ve sosyal medyadan izlediğim olaylardan, bütün bunların aslında göründüğü gibi olmadığından şüphelendim. Örneğin, Boğaziçi köprüsünün silahlı kuvvetler tarafından ele geçirilmesinin hakiki bir askeri darbe şablonuna nasıl uyabileceğini anlayamadım.” yorumunu yaptı. Aynı zamanda eski Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyesi de olan Duff, o gece yaşananlara işaret ederken ‘darbenin düzmece olaylar içerdiğini’ söyledi.

“Erdoğan’ın yakalanmaması veya hiç zarar görmemesi de garip garip göründü” diye ekleyen eski AP üyesi, şu değerlendirmeleri yaptı: “Adamakıllı bir darbede, o (Erdoğan) komplocuların ana ve muhtemelen tek hedefi olacaktı. Olaydan sonra çok iyi bilgi sahibi bir takım kaynaklarla konuşurken, bu darbenin -ki gerçek bir darbe ise eğer- neden başarısız olduğu noktasında daha önce hiç olmadığı kadar kafam karıştı. Çünkü Türk ordusu daha önce hiç bir darbede başarısız olmadı. Peki şimdi neden olsunlardı ki? Darbeyi bahane olarak kullanan Erdoğan, kendisini güçlendirmek ve korumak, silahlı kuvvetleri zayıflatmak ve Türkiye entelijansiyasını susturmak ya da yurtdışına sürgüne zorlamak için, anayasal darbenin kendi versiyonunu devreye soktu.”

BÜYÜKELÇİLİK CEVAP VERMEDİ

Yazıda, kontrollü darbeye ilişkin yeni kanıtın, İsveç’te sürgünde yaşayan gazeteci Ahmet Dönmez tarafından elde edilen ve bir savcı tarafından 16 Temmuz 2016 tarihinde yazılmış olan bir belge olduğu ifade edildi. Savcı Serdar Coşkun’un önce sessiz kalıp daha sonra hükümet yanlısı bir gazeteci aracılığıyla belgenin gerçekliğini teyid ettiği vurgulandı. Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı sarayı bahçesinin bombalanmadan önce zabta geçirilmesinden bahsedilen yazıda, Coşkun’un, “Tutanağı 01.00’de yazmaya başladım, 07.00’de bitirdim ama bitiriş saatini yazmayı unuttum” şeklindeki savunmasına yer verildi. Ardından, “Ancak Coşkun’un açıklaması inanırlıktan yoksundur, çünkü tutanakta yeni meydana gelmiş gibi yazan şeylerin bazıları hiç bir şekilde gerçekleşmedi.” yorumu yapıldı.

Yazıya imza atan gazeteciler, Türkiye’nin AB büyükelçiliğine de tutanakla ilgili soru yönelttiklerini ama elçilik yetkililerinin cevaplamayı reddettiğini aktardı.

Yazının İngilizce tam versiyonunu aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

https://euobserver.com/foreign/144366

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz