Sezai Olayı -2 (Plan Gülen’in onayı ile hazırlanmış olabilir mi?)

Bunu sormanın bile cemaat tabanında bir çok insanın tüylerini nasıl diken diken ettiğini biliyorum.

Böyle bir şeyin sorulmasının, bir ihtimal olarak zikredilmesinin dahi bazı insanları rahatsız ettiğini, hatta öfkelendirdiğini görebiliyorum.

Bu tepkileri özetle şu cümlelerle ifade edebiliriz: “Hocaefendi’nin bütün hayatı, sözleri, yazıları ortada… Böylesi bir kanlı plan, şiddet içeren bir girişim, akıl dışı bir kalkışma ne Hocaefendi’nin hayat çizgisine ne de ideallerine, prensiplerine, öğretilerine uyuyor. Bunu akla getirmek bile bir hezeyandır.”

Kendi içinde tutarlı bir itiraz.

Ne ki sorunun kendisi böyle boylu boyunca ve ortalık yerde duruyor. Çünkü ‘gün ışığında bir yönetim’olmadığı için karanlık noktaları soru sorarak aydınlatmaya çalışıyoruz.

****

Dizinin bir önceki bölümünü “Sezai bu planı Gülen’in bilgisi dahilinde yapmış ve o yüzden işin üzeri sessiz sedasız kapatılıyor olabilir mi?”sorusu ile bitirmiştim. Acaba Hareket’in lideri Sayın Gülen bu olayın neresinde? 

Bu yazıda cevap vermeye çalışacağım. Ama baştan belirteyim ki buradan çok daha geniş bir başka kapıya açılacak ve oradan da derin, daha ‘mahrem’ bir odaya adım atacağız.

****

Bu soruya biri kısa ve net, biri de uzun ve muğlak olmak üzere iki ayrı cevabım var.

Uzun ve muğlak olanı, mevcut başlığın çok üzerinde ve onu da kapsayacak şekilde geniş bir açıklamayı gerektirdiği  için, onu bu yazı dizisini bitirdikten sonra apayrı başlıklar halinde ele alacağım.

Kısa ve net olanı ise şu: Hayır, Gülen böyle bir plana olur vermedi. Onun bilgisi dahilinde hazırlanan bir kalkışma planı yok. 

****

Burada yeri gelmişken aldığım önemli bir bilgiyi paylaşayım.Önemi de başından beri benim bu yazıları yazmama karşı çıkan ve İ.K.’yı savunan birilerinden geliyor olmasından kaynaklı. Diyorlar ki:“Evet, birileri gerçekten de bir ‘kurtarma formülü’ üzerinde durdu. Bunu Hocaefendi’ye de sundular. Fakat kendisi zinhar kabul etmedi. Anında kapıyı kapadı.”

Yani hem “Niye yazıyorsun?”, “Sezai Bey masum”diyorlar hem de “Bunu Hocaefendi’ye teklif edenler oldu.”diyorlar. 

Kimdir bu ‘birileri’bilmiyorum. Söylemiyorlar.

Suskunluk yasası hakim.

‘Nasıl bir plan hazırladılar, nerede hazırlandı, aynı dönemde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de ‘isyan çıkabileceği’ yönünde bir iddia ortaya atması bir tesadüf müydü, neden her ikisi de hemen hemen aynı döneme denk gelmişti?’gibi sorular da şimdilik havada. 

Ben yazı dizisinin sonunda kendi kanaatimi yazacağım tabi ki.

Fakat şu aşamada tek bildiğimiz Gülen’in bu plana geçit vermediği.

****

“İyi ama komployu kuranlar hala dairenin içerisinde. Böylesine denî bir planın Hocaefendi’ye açılabilmesi, teklif edilebilmesi dahi korkunç. Kabul edilemez. Nasıl oluyor da bu alçaklığı düşünebilmiş olanlar hâlâ bünyede barınabiliyor?”diye düşünenler varsa bana göre ya çok unutkanlar veyahut ‘gaflete dönüşmüş aşırı hüsn-ü zan’ iptilasına yakalanmışlar demektir. 

15 Temmuz ve sonrasını göz önünde tutun yeter.

****

Gördüğünüz gibi bütün sorunların kaynağında suskunluk var.

Daha doğrusu şeffaf olmamak… 

Birileri çıkıp “Şu doğrudur, şu da yalandır”demiyor.

Gordion düğümü olmuş.

Kesilip atılamıyor.

Çünkü her şeyden habersizce bedel ödeyen, masum ve mağdur insanlar dışında hem cemaatin içi (ilgili birimleri kastediyorum)hem de dışından herkesin çıkarı, bu mevcut yapının bu haliyle devamından yana…

-DEVAM EDECEK-

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz