AB Büyükelçiliği, 15 Temmuz tutanağını resmen doğruladı

Türkiye Cumhuriyeti AB Daimi Büyükelçisi Mustafa Kemal Bozay

Dönemin Anayasal Düzeni Koruma Savcısı Serdar Coşkun’un 15 Temmuz gecesi tuttuğu tutanak, resmen doğrulandı. Şu anda Yargıtay Üyesi olan Coşkun, daha önce Gazeteci Nedim Şener aracılığı ile tutanağın gerçekliğini dolaylı olarak kabul etmişti. Bu kez uluslararası ve resmi düzeyde bir teyid geldi. Türkiye’nin AB Daimi Büyükelçiliği, EUObserver’da yer alan bir analiz üzerine belgeyi doğruladı. 

Brüksel merkezli saygın haber sitesi euobserver.com, 11 Mart’ta, Leaked document sheds light on Turkey’s controlled ‘coup’ (Sızan belge, Türkiye’nin kontrollü ‘darbesine’ ışık tutuyor)” başlıklı bir araştırma yazısı yayımlamıştı. Yazıda tutanağın, 15 Temmuz’un kontrollü darbe olduğu şüphelerini güçlendirdiğine işaret ediliyordu. Brüksel’in deneyimli gazetecileri Selçuk Gültaşlı ile Andrew Rettman tarafından kaleme alınan makalede, eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrew Duff’un görüşleri de yer alıyordu. Şimdiye kadar bir çok NATO askeri ile görüşerek 15 Temmuz’a dair veriler toplayan Duff, “Artık nihayet Erdoğan’ın sözde darbeyi nasıl bu kadar çabuk ve acımasız bir şekilde istismar ettiğini biliyoruz… Şimdi şüphelerim daha da fazla uyandı” diyordu. Makaleyi hazırlayan gazeteciler, Türkiye’nin AB Büyükelçiliği’ne de soru yöneltmiş ancak yetkililer cevap vermeyi reddetmişti.

Makale, EUObserver’da en çok okunanlar arasına girdi. Bunun üzerine Türkiye’nin AB Daimi Büyükelçisi Mehmet Kemal Bozay imzası ile siteye bir yazılı açıklama gönderildi. Açıklamada, Serdar Coşkun’un 15 Temmuz tutanağının doğruluğu teyid edildi. Ancak tıpkı Coşkun’un kendini savunduğu gibi, tutanağın saat 01.00’de yazılmaya başlandığı ve hadiseler ceryan ettikçe senkronize edilmemiş bir şekilde tutanağa kaydedildiği öne sürüldü. 

Savcının bu savunmasına, EUobserver’ın söz konusu analizinde zaten yer verilmişti. Fakat beraberinde, bu savunmanın inandırıcılıktan uzak olduğu yorumu da yapılmıştı. Buna rağmen Büyükelçi Bozay, çelişkilere mantıklı açıklamalar getirmek yerine makalede imzası olan iki gazeteciden Selçuk Gültaşlı’ya iftira atmayı tercih etti. İsim vermeden Gültaşlı’yı hedef alan Bozay, “Makalenin yazarı, darbe girişiminin beyni olan Fetullahist Terör Örgütü (FETO) ile bağlantısı olan bir bireydir.” şeklinde ithamda bulundu.

MAKALEDE OLMAYAN CÜMLELERİ VARMIŞ GİBİ ELEŞTİRDİ

Açıklamada skandal bir detay daha vardı ki AB’nin başkentinde görev yapan bir büyükelçinin böylesi bir hataya nasıl imza atabildiği anlaşılamadı. “Makalede tutarsızlıklar ve olgusal hatalar var” denilirken, örnek olarak da “Tutuklamaların, UYAP internet portalında kayıtlı olan bu tutanağa göre yapıldığı iddia ediliyor.” deniyor. Oysa EUobserver’ın yazısında böyle bir iddia olmadığı gibi UYAP’ın adı dahi geçmiyordu. Kastedilen iddia, tutanağı gündeme taşıyan Gazeteci Ahmet Dönmez’in ilk haberinde yer alıyordu. Söz konusu iddiaya cevap da Serdar Coşkun tarafından Nedim Şener aracılığıyla verilmişti. Büyükelçi Bozay’ın, daha önce bir gazeteci tarafından başka bir gazeteciye cevap olarak aktarılan bir argümanı, ilgisi olmayan bir diğer yayın kuruluşuna resmi yazı ile kendi açıklaması gibi sunması ise bulunduğu makama gölge düşürecek cinstendi.

Büyükelçi, olmayan hadiselerin olmuş gibi yazıldığı tutanağı savunurken, aynı yöntemi kullanarak makalede olmayan cümleleri varmış gibi sundu. Böylece AB nezdinde Serdar Coşkun ile tipik bir benzerlik oluşturmayı başardı.

GÜLTAŞLI: AÇIKLAMA CİDDİYETTEN UZAK

Selçuk Gültaşlı

EUobserver şu ana kadar Bozay’ın açıklamasını yayımlamazken Gazeteci Selçuk Gültaşlı’dan büyükelçiliğin bahse konu yazısına bir cevap geldi. Kıdemli Brüksel muhabiri Gültaşlı, şu görüşleri kaydetti: “Büyükelçi benim için ‘darbe planlayanların beyin takımı ile irtibatlı’ diyor. Kendisini bunu ispatlamaya davet ediyorum. Ayrıca bizim makalemizde olmayan UYAP iddiasını, bizim yazımızda varmış gibi sunuyor. Büyükelçi, Nedim Şener’in yazdıklarını ‘copy paste’ etmiş ama sanırım o kısmı çıkarmayı unutmuş. En önemlisi de şu ki, makalede imzası olan diğer gazeteci arkadaşım Andrew Rettman büyükelçilik ile temas geçerek bir açıklamaları olup olmayacağını sordu. Ancak hiç bir yorum yapmadılar. Şimdi yazı yayımlandıktan sonra açıklama yapmaları, maalesef ciddiyetten uzak bir yaklaşım.”

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz