Şeffaflık derken Başkan?

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 11 maddelik seçim manifestosunu açıkladı. Tam çeyrek asırdır İstanbul’u yöneten Erdoğan’ın açıkladığı şeye ‘manifesto’ denebilir mi? Elbette hayır. Onun adı alışveriş listesidir. “Dostlar alışverişte görsün” listesi…

Çünkü onlar yapılmak için değil, söylenmek için söylenen sözler.

Çünkü seçime giderken yeni bir şey demesi lazım. Ne diyecek?

Diğer adayların söyleyeceği şeyleri en başta ve en yüksek sesle kendisi söyleyecek ki, ötekilere politika alanı kalmasın. Oralardan oy toplayamasınlar. 

Açıkladığı 11 madde, İstanbul’a ve diğer belediyelere bizzat kendi verdiği zararları ortadan kaldırma vaadi.

Ama olsun.

Ar yılı değil, kâr yılı ne de olsa.

Ve nasıl olsa inandırıcılık diye bir problemi yok. Hesap soran bir kitle de yok.

Bir kaç seçim öncesinin sloganı ile “Yaparsa yine AKP yapar” der ve yoluna devam eder. Siyasette ‘utanma’ diye bir kurum da yok.

****

Hele o manifesto içerisinde bir madde var ki tam eğlencelik. Erdoğan, belediyeler için ‘şeffaflık’ sözü vermiş. 

En çok merak ettiğim de o konuşmayı izlerken Ahmet Davutoğlu’nun nasıl bir tepki verdiğidir. Nedense bu şeffaflık konusu her açıldığında aklıma rahmetli (siyasi ölü) Davutoğlu geliyor. Kendisini başbakan sandığı o ilk aylarda bir şeffaflık paketi açıklayayazmıştı da Cumhurbaşkanı kendisini şeffaf bir şekilde, milletin gözü önünde evire çevire küçük düşürmüştü. “O halde ben o dayağı niye yedim?” diye düşünmüş müdür Davutoğlu?

Hatırlayacaksınız dönemin başbakanı olarak Ocak 2015’te bir ’şeffaflık paketi’ açıklamıştı. İmar değişikliklerinden kaynaklı rantın önüne geçmeyi öngören pakette, siyasi parti il başkanlarına bile 2 yılda bir mal bildiriminde bulunma zorunluluğu getiriliyordu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu düzenlemeye sert tepki göstermiş ve “O zaman il başkanı yapacak adam bulamayız” demişti. Davutoğlu’nu kendisi ile istişare etmeden karar aldığı için eleştirmiş ve “Seçim öncesinde böyle bir düzenlemeye gerek yoktu” demişti. Sonra, ‘ayının bildiği kırk türkü var, kırkı da armut üstüne’ misali, sözü yine başkanlığa getirerek, “İstişare ve uyum olabilmesi için başkanlık sistemine ihtiyaç var.” demişti.

Ardından paketi rafa kaldırmak zorunda kalan Davutoğlu, 7 Haziran sonrası hükümet kurmaya çalışırken CHP ile istikşafi görüşmelere bu paketle gitmişti. Ancak Erdoğan, hem koalisyon görüşmelerini hem de bu paketi buruşturup buruşturup çöp tenekesine atmıştı. 

****

O yüzden Erdoğan’ın şimdi ‘şeffaflık’tan söz etmesi, Davutoğlu’nu acı acı gülümsetmiş olmalı.

Gerçi onun açıkladığı paketle Erdoğan’ın kastettiği şey aynı değil. Erdoğan, şeffaflık derken mal varlıklarını, imar rantlarını, kupon arazileri kastetmiyor elbette. Onun sözünü ettiği şey, belediye meclis toplantılarının canlı yayınlanması. 

Bunu zaten bir çok ilçe belediyesi 15 senedir uyguluyor. Mesela ben ta 2004 senesinde Kağıthane belediyesinin böyle bir uygulama başlattığını hatırlıyorum. Sonra başka belediyeler de geçti.

Erdoğan’ın bize bu devirde bunu şeffaflık diye sunması, fazlası ile arkaik değil mi? 

Soma faciasından Suruç katliamına, Yazıcıoğlu cinayetinden darbenin siyasi ayağına, bonzaiden Çiftlinbank’a, Paradise Papers’tan Man Adası belgelerine, 2 askerin dağda donarak ölmesinden kışlalardaki zehirli yemeklere kadar şaibeli ne kadar iş varsa Meclis’te araştırılmasına red oyu veren partinin lideri, şimdi şeffaflık diye ilçe belediye meclis toplantılarını internete açıyor. Sevsinler…

TBMM’nin 15 Temmuz’u araştırmasının önüne geçen, komisyonu çalıştırmayan Cumhurbaşkanı, şimdi sözümona bir şeffaflık şovu ile seçmenleri etkilemeye çalışıyor.

Üstelik Dünya Saydamlık Örgütü 2018 endeksine göre Türkiye’yi son 5 yılda en fazla puan kaybeden 5 ülkeden biri arasına sokmayı başarmışken… 

Şeffaflık adına illa da bir şeyleri canlı yayınlamak istiyorsa, 15 Temmuz darbe girişimi davalarını, 17 Aralık sözde kumpas davasının duruşmalarını yayınlasa çok daha isabetli olur. Gerçi bu davaların çoğu ya bitti ya da karar aşamasına geldi. En azından geriye dönük olarak  kamera kayıtlarını veya hiç olmazsa SEGBİS duruşma tutanaklarını halka açsa, yeni dönem için daha etkileyici bir manifesto olurdu. 

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz