O karar bu görüşmede mi alındı?

HABER YORUM – AHMET DÖNMEZ

Pakistan Anayasa Mahkemesi’nin Gülen Hareketi’ni terör örgütü olarak ilan eden kararı, siyasetin gerçeklerini, çıkara dayalı uluslararası ilişkileri ve Erdoğan’ın uzun kollarının nasıl çalıştığını bir kere daha gözler önüne serdi. 

Bugüne kadar siyasi baskılara karşı hukukun gereklerini yapmaya çalışan Pakistan yargısının, artık daha fazla dayanamadığı görülüyor. Bir de Mahkeme Başkanı Mian Saqib Nisar’ın, karar öncesi yaptığı Türkiye ziyareti, gözlerden kaçmamalı. Nisar, 16 Aralık’ta Türkiye Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın resmi davetlisi olarak Ankara’ya geldi. 17 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Aynı gün Erdoğan’la birlikte Konya’daki Şeb-i Arus törenlerine de katıldı. Bundan 10 gün sonra da Nisar’ın Gülen Hareketi’ne yönelik kararı geldi. 

Karar öncesi tek hareketlilik bu değildi. Süreç, 3 Aralık’ta başladı. Pakistanlı avukat Muhammed Süheyl Sacid, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunarak Gülen Hareketi’nin terör örgütü ilan edilmesini istedi. Hemen iki gün sonra ilk duruşma yapıldı ve Mahkeme Başkanı Nisar, Sacid’in talebi lehine tutum takındı. Sacid’in Anadolu Ajansı’na verdiği beyanata göre Mahkeme Başkanı Nisar, duruşmada Pakistan devletini temsil eden başsavcıya, “Kardeş ülke Türkiye ile ilişkilerimizi şaka mı sanıyorsunuz? Neden hala bu okullar konusunu çözemiyorsunuz?” diye sordu. Bu konunun iki ülke ilişkileri için çok hassas olduğunu ve çözülmesi gerektiğini vurguladı. 

28 Aralık’ta yapılacak nihai karar öncesi Mian Saqib Nisar, Türkiye’ye davet edildi. Bizzat Erdoğan tarafından kabul edildi. Bu ziyarette neler konuşuldu bilmiyoruz. Pakistan Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın Türkiye’de olduğu sırada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da İslamabad’daydı. Soylu, Pakistan Başbakanı İmran Khan ve İçişleri Bakanı Şehriyar Afridi ile bir araya geldi. Hemen ardından, 20 Aralık’ta da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı ağırladı İslamabad. Akar, Pakistan Savunma Üretim Bakanı Zübeyde Celal, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Zübeyr Mahmud Hayat ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kamer Cavid Bajva ile ayrı ayrı görüştü.

28 Aralık Cuma günü de Nisar’ın kararı geldi. İlginç olan, kararın Nisar’ın emekliliğinin hemen öncesine denk gelmesiydi. Nisar, 17 Ocak’ta görevinden ayrılacak. Yerine, Asif Saeed Khan Khosa gelecek. Nisar’ın Türkiye ziyareti sırasında yemin ederek yeni görevine başlayan ve mevcut başkana bu ziyareti sırasında vekalet eden Khoasa da Erdoğan’ın radarındaki bir isim.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kararın alındığı gün İstanbul’da gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi: “Bu tabii öncelikle büyük önem arz ediyor. Bildiğiniz gibi kısa bir sürece önce Şeb-i Arus törenlerinin olduğu dönemde önceki Anayasa Mahkemesi veya Yüksek Mahkeme Başkanı buradaydı ve bizimle beraber Konya’daydı. Ama aynı gün İstanbul’da yaptığımız Anayasa Mahkemeleri Zirvesi’nde de Pakistan’ın şu anda göreve gelecek olan Anayasa Mahkemesi Başkanı burada da bu durumu söylediler ve söylenen böylece gerçekleşmiş oldu. Yani FETÖ’nün bir terör örgütü olduğunu onlar da ifade ettiler, kabul ettiler. Bundan sonraki süreç tabii oradaki bu kapatılan yerlerin bizim vakfımıza devri meselesi.”

MAHKEMELER, SİYASETE DİRENİYORDU

Pakistan Yüksek Mahkemesi ve yerel mahkemeler, şimdiye kadar Gülen Hareketi lehine kararları ile siyasi makamların politik kararlarını dengeliyordu. Şimdi bu son trafik içerisinde neler konuşulduğu, kimlere nasıl baskı yapıldığı veya ne vaat edildiği bilinmiyor. 

Daha önceki mahkeme kararlarındandan bir kaçı şöyle:

Okulların bağlı olduğu PakTurk Education Foundation (PakTürk Eğitim Vakfı- PTEF) Başkanı Alamgir Khan, Erdoğan’a bağlı çalışan Türkiye Maarif Vakfı’nın kurduğu baskılar üzerine 14 Aralık 2016 tarihinde İslamabad Yüksek Mahkemesi’ne gitti. Çünkü Pakistan İçişleri Bakanlığı, Türkiye’nin talepleri doğrultusunda vakfın yönetimine 4 kişi atama kararı almıştı. Bu 4 kişi, Maaarif’in istediği isimlerdi. Alamgir Khan, zaman zaman Lahor’daki Terörle Mücadele Şubesi’ne (Counter Terrorism Department -CTD) çağrılarak görevi bırakması için de tehdit ediliyordu. Khan, mahkemeye sunduğu dilekçesinde, CTD yetkililerinin tehditlerle kendisini istifa etmeye zorladığını ve taciz amaçlı olarak hakkında soruşturma başlatıldığını öne sürüyordu.

Mahkeme, Pencap Polis Müfettişliği Genel Sekreteri ve Terörle Mücadele Şubesi (CTD) üst düzey yetkililerine bildirimler yayınladı. Bundan böyle Khan’a herhangi bir teklif, taciz veya baskı gelmemesi için ilgili makamları uyardı. 

İslamabad Yüksek Mahkemesi, 15 Mart 2017 tarihinde de okullara el koyma kararıyla ilgili nihai bir karar verdi. Mahkeme, devletin özel girişimle açılan bir işletmeye el koymasının söz konusu olamayacağını belirterek kararı iptal etti. Maarif Vakfı’nın davaya katılım talebini de geri çevirdi. Ayrıca bakanlıkça okul yönetimine atanan 4 kişinin yetkilerini askıya aldı.

Türk öğretmenlerin MİT tarafından kaçırılması sürecinde de mahkemelerin önemli kararları vardı. Mesela Mesut Kaçmaz ve ailesinin kaçırılması öncesi peşpeşe lehte kararlar gelmişti. Kaçmaz ailesi bir gece evlerinden kaçırılıp bilinmeyen bir yerde tutuldukları sırada Lahor Yüksek Mahkemesi (Lahore High Court – LHC), 28 Eylül 2017 tarihinde bir karar aldı. Hakim Shams Mahmood Mirza, Mesut Kaçmaz’ın 6 Ekim’de görülecek mahkemesine kadar federal hükümeti deport işleminden men etti. Bu süre zarfında ailenin kimlerce kaçırıldığının tespitini de istedi.

Aynı mahkeme, 6 Ekim’deki duruşmada Kaçmaz ailesinin 2 hafta içerisinde bulunup getirilmesi için süre verdi. Geride kalan Türk ailelerinin deport edilmesi yasağını da uzatan Mahkeme Başkanı Shams Mehmood Mirza, ailenin bulunması için 2 hafta süre verdi. 16 Ekim’deki duruşmada durum tekrar ele alınacaktı.

Yine Lahor Yüksek Mahkemesi, 10 Ekim’de bir karar daha verdi. Bu kez Türk öğretmen O.U.’nun başvurusunu görüşen mahkeme, bir kez daha ailelerin deport işlemini durdurdu. Ayrıca Kaçmaz ailesinin bulunması ve kurtarılması için bir dava açılmasını emretti.

Mahkeme, hükümeti Türk personel ve öğretmenlere yönelik tacizlerden men etti ve bu aileleri koruma çağrısı yaptı. Yine sınırdışı edilmelerini engellemek için isimlerini havaalanları Çıkış Kontrol Listesine (ECL) koyma emri verdi. Bir sonraki duruşmanın yapılacağı 16 Ekim’e kadar da Kaçmaz ailesinin durumuyla ilgili ayrıntılı bir cevap verilmesini istedi.

Fakat bu duruşmaya 2 gün kala, 14 Ekim’de Kaçmaz ailesi gizlice Türk istihbaratına teslim edilecek ve kanunsuz bir şekilde ülkeden götürüleceklerdi. Mahkemenin kararı by-pass edilmişti. 

Lahor Yüksek Mahkemesi, 2 Ekim 2017 tarihinde, evi basılarak kaçırılmak istenen bir başka öğretmen M.E.’nin başvurusunu da görüşmüştü. Bu kararda da M.E. ile birlikte Kaçmaz ailesinin iadesini durdurmuştu. Hakim Shams Mahmood Mirza, nihai karar çıkıncaya kadar ailenin sınırdışı edilemeyeceğinden emin olmak için bir başsavcı vekili tayin etmişti.

O sırada Kaçmaz ailesinin avukatlığını yapan Pakistan’ın ünlü simalarından merhum Asma Cihangir, kaçırma olayının ardından 16 Ekim’de Yüksek Mahkeme önünde bir basın açıklaması yapmıştı. Cihangir, Pakistan hükümetini ‘orman kanunları’ uygulamakla suçlamıştı. Mahkeme kararına rağmen ailenin Türk istihbaratına teslim edilmesini eleştiren avukat, “Burası bir ülke midir yoksa orman mıdır? Yoksa sahipsiz bir diyar mıdır? Çünkü burada mahkemeyi takan yok, istedikleri insanları dünya diktatörlerine teslim ediyorlar, daha önce de ettikleri gibi… Bu sadece oradaki idarecinin buradaki idarecilerle dostluğu var diye… Biz de burada insanları onlara kurbanlık koyun gibi teslim etmeye devam edeceğiz, öyle mi?” tepkisini gösterdi.

OKULLARIN PAKİSTAN’DA ÇEYREK ASIRLIK MAZİSİ VAR

Pak-Türk okullarının Pakistan’da 23 yıllık bir mazisi var. 1995 yılında İslamabad’da ilk Pak-Türk okulunun açılmasıyla başlayan bu süreçte Lahor, Rawalpindi, İslamabad, Multan, Karaçi, Haydarabad, Khairpur, Jamshoro ve Quetta’da toplam 28 şube devreye girdi. 97 ülkedeki eğitim ve bilim yarışmalarına katılan PakTürk okulları, 260 uluslararası madalya kazandı. Okul öncesi dönemden ‘A Düzeyi’ olarak adlandırılan 12. sınıfa kadar toplamda 11 bin öğrenci bu okullarda eğitim görüyordu. Şu ana kadar 3000’e yakın mezun verdi. Matematik olimpiyatları ve dil olimpiyatları gibi eğitimle ilgili bir çok dalda Pakistan’a öncülük yaptı.

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

1 Yorum

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz