Mussolini’den Erdoğan’a: ‘Me ne frego’ ya da ‘Bizi bağlamaz’

Erdoğan’da her diktatörden bir parça var.

Toplama …

Gerçi hepsi birbirine benzer onların.

Mesela şu “Bizi bağlamaz”, “Bir kulağımdan girer ötekinden çıkar”, “Umurumda olmaz” lafları, her defasında bana Benito Mussolini’yi hatırlatıyor.

İtalyan faşist Mussolini ve çetesi Kara Gömlekliler’in sloganıydı bu: Me Ne Frego!

“Çok da tın”, “Vız gelir tırıs gider”, “Çok da umurumdaydı” anlamlarına gelen bu söz, Mussolini’nin konuşmalarında sık kullandığı bir ünlemdi.

****

Sözün asıl çıkışı bu anlamda değil tabii. Orijini 1. Dünya Savaşı’na dayanıyor. Şair Gabriele d’Annunzio’ya aitti ve savaşta hayatını kaybeden İtalyan askerlerine adanmıştı.

Mussolini, 1932 yılında faşizmin ideologlarından Giovanni Gentile’nin yardımıyla İtalyan Ansiklopedisi’ne yazdığı Faşizmin Doktrini maddesinde bu söze atıf yapmıştı. “Bir yaralının yara bandında yazılı olan, Squadristi’lerin (Kara Gömlekliler) gururlu sloganı olan ‘Umurumda değil! (Me ne frego!)’, bir savaş eğitimidir, bunun risklerinin kabul edilmesidir. Bu yeni bir İtalyan yaşam tarzıdır” diyordu.

Haliyle bu, İtalyan faşizminin milisleri tarafından bir motto olarak kullanıldı. Fakat genel olarak Mussolini’nin ve kara gömleklilerinin hoyratlığının, barbarlığının, rakiplerini küçümsemeleri veya hor görmelerinin bir sembolü haline geldi. Zaten faşizmin sloganı dememiz yetiyor aslında.

****

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Selahattin Demirtaş kararı sonrası ne diyor: “Bizi bağlamaz!”

Kimi bağlar bilmiyorum.

Ya da “Sizi ne bağlar?” diye de sorabiliriz. ‘AİHM bağlamaz’, ‘Anayasa Mahkemesi bağlamaz’, “HDP sandıktan çıkarsa yine kayyum atarız” dediğinize göre seçmen iradesi de bağlamaz; peki ne bağlar sizi?

****

Erdoğan, “Dünyada yalnız kalmayı umursamıyorum. Liderler beni kıskanıyor” diyeli de yaklaşık 3 sene oldu.

Ne zaman hukuk, demokrasi, insan hakları hatırlatılsa, “Umurumda olmaz. Bir kulağımdan girer ötekinden çıkar” diye meydan okuyor. 

Neticede “Racon kesilecekse onu da ben keserim” demiş bir insan.

Gezi olayları sırasında, 13 Haziran 2013 tarihinde, orantısız şiddeti kınayan Avrupa Parlamentosu’na, “Bakın ben buradan bugün cevabını veriyorum. Avrupa Birliği Parlamentosunun bizlerle ilgili alacağı kararı ben tanımıyorum.” diye seslenmişti.

4 gün sonra bir daha ”Bunlar şaşırmış. Benim özgürlük alanıma saldırana sahip çıkana ben karşıyım. Böyle bir Avrupa Birliği Parlamentosu’nu ben tanımıyorum” diye tekrarlamıştı.

Avrupa Parlamentosu’nun Nisan 2015’teki Ermeni Soykırımı oylaması için “AP’nin kararı bir kulağımızdan girer öbüründen çıkar” demişti.

Kasım 2016’da, yine Avrupa Parlamentosu’na, Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin askıya alınıp alınmaması oylaması öncesi,  “Peşinen ifade etmek isterim ki, şu anda buradan söylüyorum, tüm dünyaya sesleniyorum: Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur” diye ayar vermişti. Gerçi bugünlerde borç bulabilmek için görüştüğü Avrupalı liderlere Türkiye’nin AB hedefine nasıl bağlı olduğunu vurguluyor ama o kadarcık bir şeyin de kıymeti harbiyesi olmasa gerek.

****

Erdoğan’ın umurunda olan çok az şey var.

Hatırlanacağı gibi Can Dündar-Erdem Gül kararından sonra da Anayasa Mahkemesi’ne “Kararı kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum” cevabını vermişti. Hatta yerel mahkemeye de AYM’nin kararını tanımaması çağrısı yapmıştı. Dosyanın AİHM’e gitmesi ihtimaline karşılık ise “Parası neyse veririz” demeye getirmiş ve “Bundan sonra isterlerse AİHM’ye gidebilirler. AİHM eğer Anayasa Mahkemesi’nin verdiği istikamette bir karar verirse, o da sadece tazminat bakımından bağlayıcıdır. Devlet de itirazlarını yapar veya o tazminatı öder.” demişti.

****

Şimdi de AİHM’e, “Beni bağlamaz” cevabını veriyor.

Yargı kararları Erdoğan’ı ne zaman bağlar? Sadece ‘şeyini’ yapacağı zaman. Mesela geçenlerde Trump’un tehditlerine karşılık Amerikalı rahip Brunson’ı bırakacağı zaman kamuoyunu alıştırmak için “Yargı kararına saygı duymamız gerekir” diye ‘şey’ etmişti. 11 Ekim’de Macaristan dönüşü uçakta, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olması sebebiyle, ben yargıya müdahale edecek konumda değilim. Ben, demokratik bir Cumhuriyet, hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıyım. Dolayısıyla yargı ne karar verirse, o karara uymak zorundayım. O işin muhatabı olanlar da yargı kararına uymak zorundadırlar. Olay budur.” açıklaması yapmıştı.

Bir kaç gün sonra da yargı şeyini yapmış ve Brunson’u uçağa kadar yolcu etmişti. ‘İşin muhatabı olanlar’ da yargı kararına uymak zorunda kalmışlardı.

Değilse yani ona ‘diktatör-miktatör’ derler ki o da kendilerini hiç bağlamaz zaten. Nitekim ‘Diktatör Erdoğan’ manşeti atan Alman Bild gazetesine ne cevap verdiğini unutmadık: “Umrumda değil! Bana diktatör miktatör demişler hiç umurumda değil; bir kulağımdan girer, ötekinden çıkar!”

Şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi düşünsün!

Pardon; tazminat paraları cebinden çıkacak olanlar…

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz