Cemaat’e yakın İşadamı Ali Çelik’ten ‘Balyozcu’ general Kaya Varol açıklaması: “Kendisine hâlâ kefil olurum”

“Cemaat, içeriden adım adım 15 Temmuz’a nasıl sürüklendi?” başlıklı yazı dizisinin 5. bölümünde yer verdiğim bazı iddialar hakkında İşadamı Ali Çelik’e ulaştım. Kendisine sorular yönelttim.

Ali Çelik, çok eskilerde Arçelik bayii olup da sonradan Cemaat sayesinde bir çok alanda faaliyet gösteren büyük bir işadamına dönüşmüş bir isim. Maltepe sahilindeki lüks restoran Pinhan’ın da sahibiydi. Halen Londra’da inşaat işleri ile uğraşıyor. 

 Bu yazıda, Hisar Güvenlik’e ait olan açıklamalarını bulacaksınız. 

Diğer konulardaki sorularıma verdiği cevapları ise yeri geldikçe ilgili bölümlerde paylaşacağım.

****

Ali Çelik, Hisar Güvenlik’in Mustafa Özcan’la ikisine ait özel bir şirket olduğu iddialarına karşılık, “Benim Mustafa Özcan’la hiç bir ortaklığım olmadı. Hisar da tamamen Hizmet’e ait bir şirketti. Kaynak bünyesinde değildi ama Kaynak gibi bir Hizmet şirketi idi,” dedi. 

Fakat yaptığım  araştırmalara göre bu tartışmalı bir konu. Cemaat’te üst düzey görevler yapmış isimlerısrarla, “Hisar, kesinlikle Hizmet’in şirketi değildi. Onlar dışarıya hep böyle bir görüntü verdiler ama aslında şahıslarına ait bir şirketti. Hizmet’e ait olduğunu söylüyorlardı, çünkü bu görüntü onlar için önemliydi,” diyor. 

****

İkinci olarak Ali Çelik’e, “Eğer bu şirket Cemaat’in şirketi ise sizin kayıt üzerindeki ortaklığınızı nasıl açıklıyorsunuz?” sorusunu yönelttim. Cevabı şöyle: “Başlangıçta vardım, sonradan 2012 veya 2013’de oradaki hisselerimi de devretmiştim. Hisar Güvenlik para kazanmak amaçlı kurulan bir şirket değildi, zaten kazanmıyordu da. Sadece kurumları koruyan insanların daha güvenli olması ve istihdam amaçlı kurulmuştur.”

“Şirketin ortaklık yapısı hakkında bilgi verir misiniz? Siz hisselerinizi devretmeden önce diğer ortak veya ortaklar kimlerdi?” sorusuna cevaben, “Ahmet Bey tam hatırlamıyorum. Çünkü bir çok kurumda; okul, hastane, TV gibi 10’a yakın şirkette ortaklığımız vardı,” dedi. 2012 veya 2013’te hissesini kime devrettiği ile ilgili olarak da “Sonradan bölgedeki okulların ortaklarına devrettik,” açıklaması yaptı.

****

Gelelim Kaya Varol meselesine…

Emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, 2007’de Mustafa Özcan ve Ali Çelik tarafından Sema Hastanesi’ne yönetici olarak alınmış, 2008 yılında yine Özcan tarafından Hisar Güvenlik’in başına konmuş bir emekli paşa. 

2010 yılında da Balyoz soruşturmasından tutuklandı. Çünkü Varol, meşhur Balyoz seminerlerine katılmış, orada söz alıp konuşmuş, Tuzla ve Sultanbeyli belediye başkanlarının tutuklanmasından söz etmişti. 

Çünkü kendisi aynı zamanda Kartal-Maltepe civarındaki 2. Zırhlı Tugay’ın komutanı idi. Aynı dönemde, kaymakamlıklara fişleme yazıları da yazmış ve Hürriyet’e manşet olmuştu.

Bunları, bir önceki yazımda anlatmıştım.

****

Ali Çelik’e bu ismi de sordum. 

Kendisi, “Kaya Paşa orada orta ölçekte çalıştı. Sizin yazdığınız kadar abartılı bir pozisyonu yoktu,” dedi. 

“Hangi pozisyonda görev yapıyordu?” diye sordum, “Genel müdürdü,” cevabını verdi. 

O halde nasıl oluyordu da bir genel müdür, ‘orta ölçekli’ sıradan bir çalışan oluyor? Çelik, “Orada asıl emniyet kökenli bir müdür arkadaş vardı. Asıl kararları veren oydu. Kaya Paşa’nın oraya aldığı hiç bir eleman da yok. Güvenlik elemanlarını o emniyet müdürü seçiyordu. Kaya Paşa, tabi ki idari işleyişte yetkiliydi ama personel alımında aktif değildi. Ergenekon olayı olana kadar orda çalıştı. Herhalde üç-dört yıl bizde çalışmıştır,”  cevabını verdi.

O bahsedilen emniyet kökenli yönetici, bir Emekli Başkomiser. Fakat kendisi herhangi bir suçlamaya muhatap olmadığından ve adını yazmam halinde Türkiye’de başının belaya girme ihtimali bulunduğundan dolayı ismini açık açık yazmıyorum.

****

“Peki öyleyse onu neden Kaya Varol’u genel müdür olarak istihdam ettiniz?” sorusuna binaen, “Asker kökenli olduğu için. Bir emniyet kökenli arkadaş vardı, bir de asker kökenli yönetici olsun dedik,” diyen Ali Çelik, “Tamam da neden özellikle Kaya Varol’u tercih ettiniz?” sorusuna ilginç bir karışılık verdi: “Eskiden tanıdığımız bir arkadaştı. Çok da temiz bir arkadaştı. Hâlâ kendisine kefil olurum.”

Eski tanıdık deyince, ne zaman ve nasıl tanıştıkları da akla geliyor. Ali Çelik’in açıklaması şöyle: “Kaya Bey bölgemizde komutandı, ordan tanıyorum. Biz Maltepe’nin saygın iş adamlarındandık. Kaymakam, belediye başkanı, emniyet müdürü… Ben aynı zamanda uzun yıllar rahmetli Özal’ın kurduğu Fak-Fuk-Fon’da (Fakir Fukara Fonu) yönetimde bulundum. Dolayısı ile bütün devlet erkanı ile beraber oluyordum.”

Hala Kaya Varol’la görüşüp görüşmedikleri sorusunu da yönelttim. Ali Çelik, “Artık Türkiye’den kiminle görüşebiliyoruz ki? Hayır, uzun zamandır kendisi ile görüşemiyoruz,” sözlerini sarfetti.

Konuya ilişkin cevaplar böyle. Takdiri okuyucalara bırakıyorum.

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

1 Yorum

  1. Yazı dizinizi okurken yıllar önce rahmetli Mustafa Koç’un Ekrem Dumanlı ile yaptigi röportajın satır araları aklıma geldi. Maalesef tekrar okuma fırsatım yok. Mustafa Koç dedesinin emekli bürokratlara iltifatlarda bulunduğunu, hal hatır sorduğunu ifade etmişti. Neden herkes emekli burokratlara bu kadar “vefalı” merak ediyorum. Açık olan şu ki, sadce cemaat bürokratlara karşı ilgili değildi. Bu iş daha evvelden ve daha derinlerden süregelen bir “teamül” sanırım.

    Erol Mutercimler’in upgrade versiyornu Metin Gürcan’ın 2017 de T24 sitesinde yayınlanan yazılarının satır aralarından iyi bir eleme ile işin ehli bazı bulgulara ulaşır sanırım. Peşinen belirteyim kafa karışıklığı yaşamadan yazıları okumak biraz zor. Netice de işin “ilmini” okumuş .

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz