‘ABİ OTO’: Bir ‘cemaat içi’ dolandırıcılık hikâyesi

HABER – YORUM

“Bu sürecin Riphagen’leri” başlıklı yazım, tahmin edilebileceği üzere cemaat içinde çeşitli tepkilere yol açtı.

Dünyanın dört bir tarafından mağdurlar, “Evet bunlar doğru, benim de başıma geldi” diye mail atarken bilhassa cemaatin yönetim kademesinden tarafıma, “Genelleme yaparak ve Riphagen’e benzeterek çok ağır bir haksızlık yapmışsın.” eleştirileri yöneltildi.

Bunların hepsi normal. 

O yazıda ben çok fazla detaya girmeden, mümkün olduğunca vakayı rapor etmeye çalışarak belli bir olguyu ortaya koymaya, genel bir çerçeve çizmeye ve buradan ders alacaklar için uyarılarda bulunmaya gayret ettim.

Bu yazıda ise tek bir olaya mercek tutarak, biraz daha derinlemesine ve somut bilgiler vererek yaşananların bütünü hakkında belli bir fikir vermeye çalışacağım.

Elbette ki her dosya kendi içerisinde çeşitlilik ve farklılık arz ediyor. Hiç biri bir diğerine şablon olarak monte edilemez. Ancak genel mantığa dair çok önemli ipuçları da barındırıyor. Çünkü diğer ülkeler ve Amerika’nın diğer şehirlerinde de benzer kurgular ve diyaloglar yaşandı. Bu anlamda vereceğim örnek, tipik olma özelliği taşıyor.

****

Örnek olayımız ABD’nin California eyaletinden.

Bu süreçte en fazla paranın buharlaştığı ve dolandırıcılık iddialarının en fazla ayyuka çıktığı yer.

Hadise mahkemelik oldu ve Los Angeles İflas Mahkemesi tarafından şirkete 2018 yazında kayyum atandı. Kayyum da iflası onayladı.

Ancak ortada hileli bir iflas vardı. Tam olarak ne kadar paranın çalındığını kimse bilmiyor. 5 milyon dolar ile 20 milyon dolar arasında rakamlardan söz ediliyor.

Ama en önemlisi, bu büyük oranda bir ‘cemaat içi’ soygundu.

Ortada onlarca mağdur var. 

****

Olayın baş aktörü, Tacikistan kökenli genç girişimci Sirodjiddin Murzaev (Siracettin Murzayef)

Şu anda 40’lı yaşların başında, ticarette çok da önemli bir başarısı olmayan biriydi.

Cemaatin Tacikistan’daki okullarından mezun olmuş, rahmetli Hacı Kemal Erimez’in de ‘talebesi’ olarak tanıtılan biri. 

California’nın en çok nüfusa sahip üçüncü şehri olan ve Los Angeles metropolitan alanı içerisinde yer alan Long Beach’de bir oto galerisi açmıştı. İsmi de ilginçti: ‘Abi Auto’

Kayıtlara göre aynı adreste Abi Rent A Car LLC, Abi Auto, Abi Tires, Gemre Corporation, Gemre Corporation A Corporation, SM Novelties LLC, Socali Properties LLC, SM Trade Inc. isimli şirketleri vardı.

SM Novelties hariç bunların hepsi 2015 ve sonrası kayıtlara giren, bazıları kısa sürede faaliyetini durduran şirketler.

Abi Rent A Car LLC de 2015 kayıtlı.

Cemaatte herkes onu ‘Abi Oto’ olarak biliyordu.

Bir güven sorunu da yoktu. Kimse ondan bir kötülük geleceğini düşünmüyordu.

Bu noktada kendisini uzun zamandır tanıyan bazı cemaat abilerinin de yatırımcılara referans olduğu yönünde iddialar var tabii ki. Ben suçlamaların hedefindeki isimle de görüşüp bu iddiaları kendisine sordum. Cevaplarını yazının ilerleyen bölümlerinde bulacaksınız. 

****

Siracettin Murzayefin oto galerisinde 50 civarında satılık ve kiralık otomobil vardı.

2015’ten itibaren yeni yatırım ve proje vaatleri ile etraftan paralar toplamaya başladı. 

Aslında ‘Ponzi yöntemi’ni uyguluyordu. Yani para üzerinden kar ortaklığı kurup, turnikeye sonra girenlerin paralarını öncekilere vererek bir çeşit saadet zinciri oluşturmuştu.

Başta Kazakistan ve Özbekistan olmak üzere farklı ülkelere iş makineleri, vinçler, lüks araçlar, ikinci el arabalar ve kamyonlar göndereceğini söylüyordu. ABD’den alıp ilgili ülkede satacağı arabaların kârlarına ortak olmayı teklif ediyordu. Bunun için bazı reklam videoları da çekmiş, ortaklık için kendisine gelen yatırımcılara bunları izletiyordu. Bu videolarda, belli araçların tırlara yüklendiği ve ilgili adrese doğru yola çıkarıldığı görünüyordu. Aslında herkese aynı video izletiliyor ve sürekli satış oluyormuş gibi bir görüntü sunuyordu.

Bilhassa 2014 yılında başlayan cadı avı sonrası yurt dışına çıkan ve elinde belli bir sermaye olan insanlar, tam da aranan adamlardı.

Belli bir süre boyunca yüksek orandan kârları da dağıttı. Herkes birbirinden habersiz olarak bu paraları alıyor, diğerlerinin varlığından haberdar olmuyordu.

Ta ki Murzayef’in artık bazı avukatlarla anlaşarak hileli iflas için harekete geçmesine kadar.

Artık paraları ödeyemez hale geldiğini ilan ettiğinde, gizli ortakları birbirinden haberdar olmaya başladı.

Herkes parasını geri istemeye başladığında, artık iflasın son aşamasına gelinmiş durumdaydı.

Bu süreçte erken uyananlar ve Murzayef üzerinde baskı uygulayanların bazıları paralarını almayı başardı. Ancak onlarca isim, o kadar şanslı olamadı. Milyonlarca dolar ‘buharlaştı’. 

****

Los Angeles İflas Mahkemesi kayıtlarına göre dava dosyasında yer alan gerçek kişi ve şirketlerin toplamı 160.

Yine mahkeme dosyasından ulaştığım isimler arasında Türkiye’deki cemaat davalarında adı geçen ve son süreçte yurt dışına çıkmış bir avukat ve yine cemaate yakınlığı ile bilinen ünlü bir işadamı da bulunuyor.

Murzayef’e para veren şirketleri çıkarıp sadece gerçek kişilere baktığımızda mağdur sayısının 94 olduğu görünüyor.

Bunlardan bazılarıyla konuşma fırsatı buldum.

Özetle şunlar söyleniyor: “Bizi Murzayef’e, şu anda cemaatin California imamı olan şahıs yönlendirdi. O sırada yine California eyaleti içerisinde bulunan San Francisco’nun imamıydı. Bu olay patladıktan sonra kendisi bütün California’nın imamı yapıldı. Siracettin bu süreçte 20-30 milyon dolar civarında para toplamış. Herkesle birebir ilişki kurup açıktan para alıp vermeler olduğu için kesin rakamı kimse tam olarak bilmiyor. İnsanlara cazip kazançlar veriyor, ciddi kâr payları sunuyordu. İşin rengi anlaşılıp da paramızı geri istemeye başladığımızda cemaatten bazı isimler devreye girip bizi oyaladılar. ‘Biraz bekleyin, Hizmet zarar görmesin’ vesaire dediler. Mağdurların toplu halde hareket etmemesi için oyaladılar. Siracettin zaman kazandı ve bu süre zarfında şirketi iflasa götürmeyi başardı. Bir sürü kişi battı. Erken uyananlar ofisi bastı, koparabildiğini kopardı. Gerisi ortada kaldı. Diğerlerinin paraları da hep bizim verdiklerimiz üzerinden ödendi. Birileri Hocaefendi’ye şikayet mektubu yazdı. Siracettin de bunun üzerine ‘Paraları ödeyeceğim’ dedi. Ancak hep kaçtı. İş mahkemeye yansıdığında Siraceddin topladığı paraların ancak yüzde otuzu ile ticaret yaptığını, geri kalan yüzde yetmişi bu işe yatırmadığını itiraf etti. Aslında Siracettin’in bu kadar büyük paraları yönetme kapasitesi yokmuş. Abilerin bunu bilip de ona göre hareket etmemeleri çok yanlış. İnsanın aklına ‘Bilerek mi yaptılar, bu paralar toplanıp başka yere mi aktarıldı?’ sorusu bile geliyor. Buradaki zorluklarımızdan birisi şu oldu: Paraların önemli bir kısmı gayrı resmî olarak elden verilmiş. Belli bir süre yine elden kâr payları alınmış. İş mahkemeye yansıyınca, ‘Ya aldığımız paralara vergi tahakkuk ettirilirse’ deyip avukata gitmeye çekinenler ve şikâyetçi olamayanlar oldu. Bunlar aslında özelden, gizlice para kazanmak isteyenler. Aslında kârdan zarar etmişler.”

****

Para kaptıranlar arasında cemaat mensupları kadar olmasa da AKP sempatizanları ve seküler bazı işadamları da var.

Ayrıca yukarıda bahsettiğim gibi 65 civarında şirket de para kaptırmış.

Ancak mağdurların ağırlıklı bir kısmı cemaat gönüllüleri. Hatta cemaatte ‘tayine tabi’ olarak tabir edilen bir kaç ‘ağabey’ de var. Bunlardan bir tanesi etrafından topladığı paraları kendi adıyla Siracettin Murzayef’e verip işletmesini istemiş. Bir diğerinin Yunanistan’daki bazı cemaat sempatizanlarından toplayıp Murzayef’e yatırdığı anlatılıyor.

İş Fethullah Gülen’e kadar yansıyınca cemaat yönetimince bir hakem heyeti de oluşturulmuş.

Bu heyet, şehre gelip mağdurlarla da yüz yüze görüşmeler yapmış. Fakat iddiaya göre bu görüşmeler temelde cemaatin bu işin dışında tutulması ve Hareket’e bulaştırılmaması yönünde olmuş.

Diğer taraftan Siracettin Murzayef’in, kendisine hesap sormaya gelen bazı mağdurlara bir defter gösterip, “Burada ismi yazanlar hep Hizmet’ten abiler. Bana getirdikleri her müşteri için benden komisyon aldılar. Bunu, Hizmet’e muavenet olarak mı istiyorlardı yoksa şahıslarına mı aldılar, bilmiyorum. Hesap soracaksanız gidip onlara sorun.” dediği öne sürülüyor. 

Bunu bir kaç kaynaktan teyid ettim. Murzayef’in böyle bir ‘komisyon listesi’ gösterdiği net. Fakat bu listenin doğru olup olmadığı, yani gerçekten de orada adı geçenlerin bu tür yüzdeler alıp almadığı bilgisi kesin değil. 

Şu anda Arizona’da olduğu yönünde söylentiler olan Siracettin Mirzayef’e de ulaşamadım. Telefonunu değiştirdiği ve bütün irtibatlarını koparıp kayıplara karıştığı ileri sürülüyor. Bu yüzden de mağdurlara gösterdiği bu listeyi ve diğer iddiaları kendisine sorup teyid etme fırsatım olamadı. 

****

Bu hadisede ismi sıkça geçen ve çeşitli suçlamaların hedefi olan bir başka kişi var. O da cemaatin California eyalet yöneticisi.

Kimi mağdurlar, “Bizi Siracettin’e o yönlendirdi. Aslında mahkemeye yansıyan mağdurlar listesinde onun da adı var. 300-400 bin dolar civarında bir para verdiği görülüyor. Hatta mahkemedeki resmî listede adres olarak da kendi evinin adresi bulunuyor. Ancak kendisi, ‘Bu benim param değil. Bir başka işadamının parasıydı, benim üzerimden ortaklığa girişti.’ diye kendini savunuyor.” diyorlar.

İnternette var olan bir mahkeme dosyası üzerinden bu ismin o listede yer aldığını ben de teyid ettim.

Kendisine de ulaşıp suçlamaları yönelttim.

Ancak sorulara cevap verirken yaşanan hukuksuz süreç nedeniyle Türkiye’deki yakınlarının zarar görmemesi için isminin yazılmamasını, hatta baş harflerinin dahi kodlanmamasını rica etti. Normal şartlarda bir gazeteci olarak bu talebi kabul etmem mümkün değildi. Ne var ki Türkiye’de aileler ve akrabalar üzerinden yürütülen ‘rehine hukuku’ yüzünden şimdilik bu ismi kendimde mahfuz tutacağım. 

Bu sözünü ettiğim cemaat yöneticisinin yaptığı açıklamaları ayniyle paylaşmadan önce şu noktayı vurgulamam gerekir ki kendisi bu olayın açık bir dolandırıcılık olduğunu ifade ediyor. Siracettin Murzayef’in güven ilişkisini kötüye kullanarak yüksek kâr vaadi ile çok insandan paraları toplayıp anlaşmalı olarak şirketi iflasa sürüklediğini ve milyonlarca dolar para ile kayıplara karıştığını söylüyor.

Mağdurları kendisinin Murzayef’e yönlendirdiği iddiasını ise kesin bir dille reddediyor. “Yatırımcıları bu şahsa benim yönlendirdiğimi söyleyenler var evet, ama onlarla yüzleştik. Hala bunu iddia edenler varsa hepsi ile yüzleşmeye hazırım. Bu olaylar, benden çok önce başlamış zaten. 4 sene devam etmiş. Ben iflas kararının alındığı 2018 Ağustos’undan bir ay sonra zaten bu vazifeye geldim. Öncesinde bu arkadaşı çok tanımıyordum. Sadece eşini tanıyordum. Kendisi ile çok bir tanışıklığım yoktu.” diyor.

“Peki en başta kim bu yatırımcıları Murzayef’e yönlendirdi öyleyse? Bu şahıslar Siracettin’i nereden tanıyorlardı?” sorusuna karşılık,  “Onu bilmiyorum. Aslında bu arkadaş ilk başta senin benim gibi birisi. Yardımlarını yapan, evinde yemek veren, kimsenin bir kötülük görmediği bir insan. İlk tanıdığım zaman bir alışveriş merkezinde küçük bir iş yapıyordu.” cevabını veriyor.

“İlk ne zaman tanıştınız?” sorusuna karşılık ise kesin bir tarih vermek istemiyor. “Hatırlamıyorum. Benim olduğum yerde değildi. Kendisi ile özel bir ilişkim yok.” demekle yetiniyor.

‘Abi Oto’ üzerinden yürüyen bu muvazaalı iflasla ilgili genel yorumları ise şöyle: “Bu bir dolandırıcılık. Başlarken iyi başlamış, sonra aşırı kârlardan dolayı işi toparlayamamış ve son bir senede berbat etmiş. Herhalde avukatlarla anlaşmış ve iflasa doğru kendini hazırlamış. Mağdurların toplam rakamı 38 kişi. Bir kısmı Amerikalı şirketler. Benim öğrendiğim kadarıyla batırılan paranın miktarı 5 milyon dolar civarında. 20-30 milyon dolarların ifade edilmesinin nedeni, herkesin elden aldığı paraları söylemesi sonucu aşırı şişirilmiş bir rakamın ortaya çıkması. Yapılan anlaşmalara bakıldığında aslında bunlar biraz faiz anlaşması olmuş. Hiç biri ticari hukuka uygun anlaşmalar değil. Yüzde 60-70 kârlar olmuş. ‘Ben sana şu kadar vereyim, sen de bana aylık şu kadar kâr payı ver’ şeklinde… Bizim arkadaşlar çok tamah etmişler. Böyle bir ticaret yok dünyada. Çok büyük kârlara ‘evet’ demişler. Bu adamdan düzenli olarak bir iki sene para alanlar var. Kimse kimseye söylememiş. Kimse kimseye haber vermeden kar pâyları almış. Ne zaman ki iş patlamış, ondan sonda paralarını geri istemeye başlamışlar. Öncesinden uyarılar olmasına rağmen vermeye devam edenler de olmuş. Siracettin insanları nasıl ikna ettiyse etmiş. ‘Hacı Kemal Abi’nin talebesi’ denince herkes güvenmiş. Bizim mağdur olan çok arkadaşımız var. Arabasını satıp verenler var. Arkadaşlarının parasını toplayıp kendi adına verenler var.

Ben bu arkadaşı çok tanımıyorum ama bana soranlara ‘Tanıdığım kadarıyla bu lokmayı yiyecek biri değil’ dedim. Ben bunu söyledikten bir gün sonra Siracettin beni aradı ve ‘Niye hakkımda kötü referans oluyorsun?’ diye sitem etti. Yani aslında işadamlarına, esnaflara hep ‘tedbirli olun’ diye söylendi. O arkadaşa bir yönlendirme olmadı. Abilerin ondan yüzde aldığı, komisyon aldığı vesaire doğru değil. Bana göre tamamen ticari bir mesele. Merkezi bir yönlendirme yok. Ben mağdurların tamamı ile tanıştım. Hepsi ile konuşuyorum. Benim herkese tavsiyem bir an önce savcılığa gitmeleri yönünde oldu ama insanlar çekindiler. Çünkü kayıt dışı paralar vardı. Benim şahsen para verenler listesine girme nedenim ise bir başka işadamı. Ben sadece onu yönlendirdim Siracettin Murzayef’e. O iş adamı makine satacaktı, ben de onunla bir görüş dedim. Vize alana kadar belli bir anlaşma prensibinde mutabık kalmışlar. Onun da 80-90 bin doları gitti. Benim ismimi ortaya atan o oldu. Onun dışında başka kimse yok. Benim kendi param değil bu. Benim gibi bir kaç kişinin ismini bilerek o listeye yazmış Siracettin. Benim kendisine yazdığım bir e-mail var. ‘Benim adımı niye yazdın?’ diye sordum. Hatasını kabul etti, ‘özür dilerim’ dedi. Allah’tan bu yazışmalarımız duruyor.” 

Bu noktada muhatabımdan söz konusu e-mail’i bana da göstermesini talep ettiğimi, ancak bu talebi kabul etmediğini ve “Beni sorguluyor musunuz?” diye rahatsızlık ifade ettiğini not edeyim.

Söz konusu cemaat yöneticisi, bir daha benzer olayların yaşanmaması için Hizmet Hareketi olarak California eyaletinde bir komisyon kurdukları ve alanında uzman 8 kişi ile 4 aydır toplantılar yaptıkları bilgisini de veriyor. 2 ay içerisinde bu komisyon çalışmalarını bir rapor haline getirerek ilgililerle paylaşacaklarını kaydederken şunları ilave ediyor: “Aslında bu sürece en başında müdahale edilmeliydi. ‘Bu sıkıntılar neden oluyor ve nasıl önüne geçebiliriz’, bunun üzerinde çalışıyoruz. Ticari hakemlik heyetleri kurmak ve baştan ortaklığı düzgün kurmak gerekiyor. Gerçekten güvendiğim finans adamları ve işadamları bir çalışma yapıyorlar. Bir iki aya kadar bunun sonucunu herkese ilan edeceğiz. Bir check-list oluşturacağız. Bu çalışmayı bütün Amerika’ya da yayacağız.”

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

11 YORUMLAR

  1. Bu adama güvenmeyin! Doğru söylese idi böyle büyük bir olay karşısında Ahmet Dönmez Beyefendiye yazdığı maili ve cevabı hemen gösterirdi! Yalan yalan yalan! Kayıtdışı ticaret yapan hizmet hareketi mensubuyum diyeni de Allah’a havale ediyorum! Yaşadıklarınız müstahak ! Bütün paranız batsın, gittiğiniz ülkelere elimizdeki maddi değerleri söylemiyorsanız ve hala gizlice para kazanmaya çalışıyorsanız beyinsizsiniz! Dürüst olun! Yalan söylemekle ticaret yapılmaz! Ve hala akıllanmadı iseniz yazıklar olsun!

  2. Ben bu California yöneticisine guvenmedim şahsen..maili göstersin o kadar eminse yanlışı olmadığından…Hem diyor bu işler benden önce başlamış,hem diyor ben sadece bir işadamını yönlendirdim…
    Çok teşekkürler Ahmet Bey… Emeğinize kaleminize yüreğinize sağlık…iyiki varsınız

  3. Ilk olarak Ben dediginiz sahsi taniyorum. Ve konustum az once. Sizin kardesiniz ve Enisteniz burda ve takip etmis. Yatirimci vizesine basvurmussunuz ve 2 Kardes. Ramazan ve Ulvi Gokkaya ve kizkardesiniz de zaten burdaymis. 7 -8 arac almissiniz. Gelene kadar da biriken para ile arac sayisini 10 yapmssiniz. Uber 1 Yil Sonra Ford araclari sistemden cikarmis … araclarin degeri dusup iki tarafta zarar etmis. .. Cocuk da bir kismini Kabul etmis. Siz de alacaginizi tehir etmissiniz. Hem
    Enisteniz (Esad bey ) takip de etmis. Ben sahsen ulastim teyid ettim. Ramazan bey de onaylamis. Sizin asil amaciniz nedir. Gonderdginiz. Para yatirim amacli ruhsatlari belli 9 tane 2016 model Ford Explorer … Hersey net. orta da . Neden Boyle bir iftira yaptiniz.

  4. İki ayrı yorum ve cok farklı. Ben de biraz önce ki yorum gibi düşünüyorum. Dedikodu olarak kalmaması icin bence yüzleşme teklif edilmiş, o yaptırılırsa olay daha iyi anlaşılır. Yoksa yazı biraz duyduğunu yazmış olur. Suçlama çok ağır ama kim bunu söyleyen, ne ispatı var belli değil ki yazıda orada bunların hepsiyle yüzleştiğini de demiş. Bence o şahıs Ahmet beyle beraberken yüzleşmeli.Maalesef kolay karalanıyor bizim milletimizin genel özelliği gibi olmuş. Yazık para kaybeden onca insana , daha dikkatli olmamız lazım.

  5. Ben Serkan Karabacak

    Ulasmak isteyen email imi , numarami her yerden bulabilir.

    Yuzlesemeyecegim birsey Yok.

    Ahmed bey sizlere email attim. Ulasamadim.

    Teyid etmek istediginiz birsey varsa yazabilirsiniz.

    Dedikodu giybet ile Hocamizin dedikleri orta da.

    Bensf41@gmail.com

  6. ben bu herifi taniyorum california abisi dediginizi. yalanlariyla unlu. bu kisa yazida da bir iki yalani ortada. serafeddini tanimadigini cunku o olaydan sonra tayin oldugunu yazmis. halbuki sf abiligine atanmadan once guney kaliforniya abisiydi kendisi.

  7. Hakan Şükür ve pek çok kişi aylarca çok uçuk miktarlarda ödemeler aldılar ve hiçbir şikayetleri yoktu bu durumdan. Ellerindeki tüm parayı o orta asyalı adama verdiler. Amerika şartlarında mümkün olması çok zor yüzde yetmişlere varan senelik karpaylarını hiçbirşey emek ortaya koymadan aylarca, kimileri ise senelerce aldılar. En sonunda deniz bitince adamdan şikayetçi oldular. Sülün Osman’ın “Benim Dolandırdığım İnsanlar Dolandırıcıydı Aslında” ifadesi aklıma geliyor böyle vakaları gördükçe. Yazınız Hakanı ve onun durumundakileri tamamen aklar nitelikte olmuş, size yakıstıramadım.

    Bir de genel olarak böyle kar-zarar ortaklıklarında para veren hiçkimse zarar bölümünü düşünmüyor. Paraları toplayan adamlar “zarar ettik bu ay kar dağıtamıyoruz” dese herkes boğazlarına yapışırdı herhalde. Halbuki bu işler kar zarar ortaklığı değil mi? Yoksa faiz almak için mi para vermişler acaba? Son olarak cemaatler de türkiyeden çıkma bir oluşum. İyi-kötü türkiye ortalamasında birşeyler beklemek ve kutsamamak lazım cemaatcileri.

  8. abi yok patron var, kimseyi kandirmayalim, abilik kitaplarda vaazlarda, bu gunun modasi CEO ve patronluk, bunlar abi ise yaziklar olsun halimize. Insanlari aptal yerine koyuyorlar,hizmetin canina okudunuz bu kadar zor mu koltuklarini birakmaniz? Tabi kim ayrilik patronluktan. Hizmeti siz olmadan daha iyi olurdu ah bir inansaydiniz. Yikilasi abilik yikilasi saltanat, yaptım ettim diyen patronlar. Insan kiyma makineleri, gonul kırma yigitleri. O gonul insanlai Ancak bunlar vaazlarda kaldi. Ticaret micaret bunlar küçük hadiseler. Siz omurunuzun sonuna kadar patron olarak yaşamaya bakin, pardon abi olarak kalmaya bakin.

  9. CA abisi beyefendi ve adamlarından once Gezgin bey ve de onun adamlarından “Paralel Cemaat-II” kitabı yazılabilecek çok derin iliskiler var. Bu iliskiler anlasilmadan ancak Tacikistanli capsiz birini yazar durursunuz ve asla bir yere varamazsınız. Tabiki kimse yargısız infaz edilmesin ama 15 yıllık California kurulu düzeni aynen devam ediyorsa ve asıl mesuller de çıkıp bu olayların üzerine gidebilecek ilk gazeteciyi yonlendirebileceklerini saniyorlarsa maalesef yaniliyorlar. Ahmet bey tam da bu tuzagi gördüğü için konuşmayı paylaşarak aslinda konunun asil muhataplarının ortaya çıkmasına çalışıyor. “Abinin Adamları”nın paniklemesinin sebebi bu konunun bal gibi kendi kurdukları sistemden kaynaklandığını ve aslinda bu yazıların sonunda kendilerini desifre edeceğini bilmeleri. Tabiki isimler değil de bu problemleri doğuran sistemler önemli ancak buradaki paralel olusumların mesulleri bu konuda istisna olmalilar belki de.

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz