94 seçimleri öncesi Erdoğan’ın kaçak villa mahkûmiyetini kim hatırlıyor?

Hürriyet, 18 Şubat 1994

Seçimi kazanmasına kesin gözüyle bakılan Millet İttifakı’nın Ankara Adayı Mansur Yavaş’la ilgili ortaya atılan ‘sahte senet’ iddiası, gündeme oturtuldu. Bütün anketlerde Yavaş’ın AKP adayı Mehmet Özhaseki’ye fark attığı görülürken seçime 2 hafta kala böyle bir tartışmanın başlatılması, anlamlı. Resmi evrakta sahtecilikten ve şantajdan mahkum olmuş, hakkında çocuk pornosundan sahte belge ile üniversiteye kaydolmaya kadar bir çok yüz kızartıcı dava bulunan bir kişinin ortaya attığı suçlamalar, havuz medyası tarafından köpürtülüyor. AKP, iddiaların sahibi Necmettin Kesgin’i, “Saygın işadamı” olarak nitelerken Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, işi “Mansur Yavaş adaylıktan çekilmelidir”e kadar götürdü.

Bu kampanya, akıllara 27 Mart 1994 yerel seçimleri öncesi yaşananları getirdi. O seçimlerden önce de RP’nin İstanbul Adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın mahkumiyeti gündeme getirilmişti. Dönemin RP İstanbul İl Başkanı Erdoğan, 1989 yılında orman arazisine 6 kaçak villa yapmaktan 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Medya, tam da adaylık başvurusundan 3 gün önce bu haberi patlatmış ve Erdoğan’a adaylıktan çekilme çağrısı başlamıştı. Erdoğan ve RP ise “Bunlar önümüzü kesme amaçlı” savunması yapıyordu. 25 yıl sonra bu kez Erdoğan, bir yerel seçim öncesi bir rakip adayı aynı yöntemle engellemeye çalışıyor. Aradaki fark; Erdoğan gerçekten de kaçak villadan mahkum olmuş ve kararı temyize bile götürememişken Yavaş’ın henüz sadece bir suçlama ile karşı karşıya bulunması ve seçimden 20 gün önce hakkında bir iddianame hazırlanmış olması.

SULTANBEYLİ’DE ORMAN ARAZİSİNE KAÇAK YAPILAR

Erdoğan aleyhine 1989’da verilen mahkumiyet kararının detaylarına gelince…

İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, 1986 yılında Erdoğan’ın RP’li Sultanbeyli belediyesi sınırları içerisindeki bir orman arazisine kaçak inşaat yaptığı iddiası ile dava açtı. İstanbul Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 3 yıl sürdü. Sonunda mahkeme, “Sanık Recep Tayyip Erdoğan’ın, devlet ormanından açma yaparak gecekondu inşa ettiği anlaşılmıştır” diyerek, kendisini 10 ay hapse mahkum etti. Fakat bir yıldan düşük olduğu için bu mahkûmiyeti para cezasına çevirdi ve kaçak villanın da yıkılmasına hükmetti.

Bu karar, ancak 1994 yerel seçimleri öncesi medyanın gündemine gelebildi.

Adaylık başvurularının yapılacağı 19 Şubat 1994 tarihinden 3 gün önce Show TV, bu mahkumiyet kararını haberleştirdi. Daha sonra Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet başta olmak üzere bütün yazılı medya bu haberin üzerine gitti. O sırada da anketlerde Erdoğan önde görünüyordu.

SABAH: “MAHKEMEDE HER ŞEYİ İTİRAF ETTİ”

Hürriyet, 17 Şubat 1994 tarihinde, “Tayyip Erdoğan, kaçak yapıları için hapis yemiş” başlıklı habere imza attı. Ertesi gün “Vay Tayyip Ağa vay” manşeti ile çıktı. Haberde, “Erdoğan’ın 10 ay hapse mahkûm olduğunun ortaya çıkması, kamuoyunda bomba gibi patladı. Erdoğan’ın ayrıca hâkime hakaretten 6 ay hapis aldığı öğrenildi. Tayyip telefonlara çıkmıyor.” deniyordu. 19 Şubat’ta da “Tayyip Ağa, mal varlığını açıkla” çağrısı yapılıyordu. 

Hürriyet, 18 Şubat 1994

Gazetenin yazarlarından Emin Çölaşan, 18 Şubat 1994’teki “Tayyip’in Arazi Yağması’’ başlıklı yazısında şöyle diyordu: “İşlerine gelince Allah, din, iman, şeriat derler. Oy avcılığı için din sömürüsü yaparlar. Ama işlerine gelince, devletin ve milletin ormanına dalıp yağma ederler, kaçak konut yaparlar…’’

Aynı gün Sabah Gazetesi de “Refah’ta Şok” manşeti ile çıkmıştı. Haberin detaylarında şöyle deniyordu: “Villaların ikisi bitmiş, dördü bitmek üzere. Tayyip Erdoğan mahkûmiyet kararını inkâra çalışıyor. Mahkeme kararına göre burası kesinlikle orman arazisi. Ev yaptığı kanıtlandı. Mahkemede her şeyi itiraf etmişti. İşte tutanak… İşte ispatı. Devletin orman arazisine bina yaptığı için mahkûm olan Tayyip, şimdi nasıl ben yapmadım diyor? Suçu yoksa, mahkemede suçlamaları niçin kabul etti? Mahkumiyet kararını niçin temyiz etmedi?..’’

ECEVİT: ERDOĞAN ADAYLIKTAN ÇEKİLMELİDİR

Doğal olarak diğer rakip partiler de Erdoğan’ın adaylığını sorguluyordu. Dönemin başbakanı ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, 19 Şubat 1994 tarihli Hürriyet’te Muharrem Sarıkaya’ya ‘‘Elimde Tayyip’in Dosyası Var” diyordu. Çiller röportajının spot cümleleri şöyleydi: ‘‘Bu dosya benim elimde. Olayı uzun süredir biliyordum. Tayyip Erdoğan olayının üzerine gideceğim ve adil düzen dedikleri şeyin ne olduğunu, bunların dürüstlüğünün ne olduğunu herkese göstereceğim…’’

Hürriyet, 19 Şubat 1994

Milletvekili Yasası’nın 11. maddesine göre 1 yıldan fazla hapis cezası alanlar belediye başkanı olamıyordu. Muhalefet de bunu gündeme getiriyordu. Erdoğan’ın 10 aylık kaçak inşaat cezasının yanı sıra, kaybettiği 1989 yerel seçimlerinde ilçe seçim kurulu başkanını tartaklamaktan dolayı kesinleşmiş 6 ay mahkûmiyeti de vardı. Dolayısıyla 1 yılın üzerinde bir ceza olduğu için RP İl Başkanı’nın aday olamayacağı öne sürülüyordu. Gazeteler, Erdoğan’ın aday olamayacağına ilişkin hukukçu ve uzman görüşleri ile doluydu.

Dönemin DSP lideri merhum Bülent Ecevit, “Refah Partisi, Tayyip Erdoğan’ı adaylıktan çekmelidir” diye sesleniyordu. RP için “Her türlü hileye başvuran parti” yakıştırmasını yapan Ecevit, “RP, Tayyip Erdoğan’ın durumuna kılıf bulamaz” iddiasında bulunuyordu. Dönemin Orman Bakanı Hasan Ekinci de “Tayyip Erdoğan orman arazisine gecekondu yapmış, yıkım kararı alınmış, bu kararı uygulayacağız” diyordu.

ERDOĞAN: BUNLAR, ÖNÜMÜ KESME AMAÇLI

İlk haberlerin ardından telefonlara çıkmayan ve sorulara cevap vermeyen Tayyip Erdoğan’ın yerine İl Başkanlığı’ndan yazılı açıklama yapılmıştı. Fakat haberlerin artarak devam etmesi üzerine Show TV’ye konuşan Erdoğan, “Bu bir senaryo. Bu oyun, Refah’ın yükselişini hazmedemeyenlerce hazırlanmıştır” diyordu. Dönemin RP Genel Başkanı merhum Necmettin Erbakan da benzer bir söylemle, “Bu bize karşı hazırlanmış bir komplodur” görüşünü savunuyordu.

Fakat bütün bu tartışmalara rağmen il seçim kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu, Tayyip Erdoğan’ın adaylığını onayladı. ‘Vesayet düzeni vardı’ denilen yıllarda, bütün muhalefet partileri,  medya ve Silahlı Kuvvetler Erdoğan’a karşı çıkarken YSK, bu adaylığı onaylayabilmişti. Şimdi hayali bile kurulamayacak bir şey. 

Ve herkesin bildiği üzere Recep Tayyip Erdoğan o seçimleri kazandı.

Türk siyasetinde Erdoğan gerçeği de bu şekilde başlamış oldu.

İstanbullular, kaçak yapıdan mahkum olmuş bir adayı cezalandırmadı çünkü kentin yüzde 70’i zaten gecekondularda yaşıyordu. Yeni başkanı ‘kendilerinden biri’ olarak görüyorlardı.

Daha da ilginç olanı ise Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 1998 yılında Erdoğan’ın mahkumiyet kararını sicilinden silecek olmasıydı. Nedense Erdoğan’ın engelleri bir bir kaldırılırken önü de ilginç bir şekilde her zaman açılacaktı.

Belki de bugünü tartışmaya, ta 1994 öncesi yaşanan bu olaylardan başlamak gerekir.

Bugün hiç kimse Erdoğan’ın kaçak villa mahkumiyetini bilmiyor veya hatırlamıyor.

O, basamakları bir bir çıktı.

Yargı daima önünü açtı.

Hakkındaki bütün yolsuzluk iddialarına rağmen her seçimi kazandı.

Bütün memleketi üzerine yaptı.

Bugün Türkiye’nin tüm varlıklarını satışa çıkardı.

Bizse bir tescilli şantajcının Mansur Yavaş hakkındaki suçlamalarını konuşuyoruz. 

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz