15 TEMMUZ MALATYA DOSYASI -9 Son 7 haftanın 5’inde Cuma akşamları gelen uçuş emri

15 Temmuz davalarında karşımıza en fazla çıkan savunma, “Bana bir terör eylemi olduğu söylendi” şeklinde.

Terörle mücadele kapsamında göreve çağrıldığını, aslında bir terör saldırısına karşı koymak amacıyla göreve gittiğini sandığını söyleyen çok fazla asker var.

Bunda, 15 Temmuz’dan 2 hafta önce Atatürk Havalimanı’na yapılan bombalı terör saldırısı, 14 Temmuz’da Fransa’nın Nice kentinde 84 kişinin öldüğü IŞİD saldırısı ve son aylarda başkent Ankara’da meydana gelen bombalı saldırılar etkili oldu.

2 yıl önce yazdığım “O bir 15 Temmuz ‘merasim’i miydi?”   başlıklı yazı bunu anlatıyordu.

15 Temmuz’dan 5 ay önce ’devlet mahallesi’ olarak anılan, başkentin tam kalbinde, tam da Genelkurmay’ın yanındaki bir noktada askeri servis araçlarına yapılan terör saldırısı, ordu içerisinde travmaya yol açmıştı. 15 Temmuz’dan önce gizli yazı ile askeri birliklere gönderilen ‘terör saldırısı’ ihbarları da çoğalmıştı. Aynı günün öğle saatlerinde bazı birliklere gelen ihbarlarla alarm seviyesi ‘turuncuya’ yükseltilmişti. Bunlardan biri İstanbul’daki Hava Harp Okulu’ydu. 

Malatya dava dosyasına giren bir belge, bu anlamda çok çarpıcı bir fotoğraf ortaya çıkarıyor. Mahkemenin talebi üzerine 7. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan gönderilen bu belgeye göre, son 1 yılda 51 haftanın 21’inde Cuma akşamları terörle mücadele harekâtı (TMH) olmuştu. Bir başka ifadeyle yılın neredeyse yarısında Cuma akşamları pilotlar göreve çağrılmış ve gece uçuşları icra edilmişti. Toplamda 147 sorti yapılmıştı. 

Daha çarpıcı olanı ise son 7 haftanın 5’inde Cuma akşamı bu görevlendirmenin  yapılmış olması. 15 Temmuz’dan önceki son 4 haftanın 3’ünde Cuma TMH’sı olmuştu. Buradan anlaşılıyor ki son haftalarda Cuma uçuşları daha da sıklaşmış durumdaydı. 

EMRİ ESKİŞEHİR’DEKİ BHHM VERİYOR

Doğudaki terör eylemlerine karşı havadan yapılan müdahalelerde ilk adreslerden biri Malatya 7. Ana Jet Üssü. 

TMH uçuşlarının emrini veren makam ise Türk Hava Kuvvetleri’nin Türkiye geneli tüm uçuşlarının takip edildiği yer olan Eskişehir’deki 1. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi (BHHM). İHA’larla tespit edilen görüntüler, ihbarlar veya diğer istihbari bilgilerle elde edilen bilgilere dayalı olarak TMH emri veriliyor. Bazen ani olarak uçuklar kaldırılıyor ve koordinatlar havada iken pilotlara ulaştırılıyordu. Yani pilotlar nereye gideceğini, hangi koordinata bomba atacağını havada iken öğreniyordu. Resmi yazı ise görev bittikten sonra ulaşıyordu. 

15 Temmuz akşamı da saat 18.00 sularında Tunceli’de bir karakola saldırı olduğu ihbarı gelmiş ve TMH emri verilmişti. Emir BHHM’den gelmişti. Fakat daha sonra yine BHHM’den gelen emir değişikliği ile uçaklar geri döndürülmüştü. Bundan dolayı ilk saatlerde üsteki herkesin aklı Tunceli’de idi. 

“SON 1 YILDA BÖLGEDE ATILAN BOMBANIN YARISI BİZİM ÜSTEN” 

Yargılamada bu konu sıklıkla gündeme geldi.

Dönemin Üs Komutanı Emin Ayık, 4 Nisan 2017 tarihli 11. celsede yaptığı savunmada bir soru üzerine şunları anlattı: “Eve geldikten sonra saat 19.00 – 19.30 sıralarında Uçak Sistemleri Komutanı Albay Şaban Delioğlu telefonla arayarak terörle mücadele harekâtı kapsamında kalkan F16 uçaklarının bombalarını atmadan BHHM tarafından geri çağrıldığını, F4 bekler nöbetindeki uçaklarla ilgili de hazırlık yapıldığını belirtti. O dönemde özellikle son 3-4 ay boyunca sıklıkla Cuma akşamları bu tür görevler verildiğinden ben yine önceki hafta sonu görevlerine benzer bir planlama var diye değerlendirdim. Bir süre sonra televizyonu açtığımda Tunceli bölgesinde karakola saldırı olduğu haberini alt yazı olarak gördüm. İlk kalkan uçakların kalkışında da üsde bulunmadığım için konu ile ilgili durumu üsse gidip orada takip etmenin daha uygun olacağını değerlendirdim.”

Emin Ayık, mahkeme başkanı Vedat Koç’un sorusu üzerine bazı ilginç detaylar verdi. Son 1 yılda terör operasyonlarında atılan bombaların yarısını 7. Ana Jet Üssü’nün attığını bildiren Ayık, şöyle konuştu: “Biz bu bölgede bir sene boyunca çok yoğunluklu olarak terörle mücadele harekatı kapsamında görev icra ettik. Bütün hava kuvvetlerinin bu kadar üssünde, bu kadar bombardıman filosunun olduğu yerde kullanılan mühimmatın 1 sene içerisinde yarısını bizim üssümüz attı.” 

Eski 7. Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık

“1 YILDA 4 BİN BOMBA ATTIK”

Dönemin Harekât Komutanı Tayfun Tuna da aynı duruşmada konuya ilişkin açıklamalar yaptı. Tuna, daha detaylı ve istatistiki bilgiler sunarken şunları kaydetti: “25 Temmuz 2015 tarihinden itibaren PKK terör örgütüne karşı yoğun hava harekatına başladık. Terörle mücadele harekâtı adı verilen bu harekâtta 700 uçak kaldırdık, 4 bin bomba attık. Hava kuvvetleri komutanlığının tespit ettiği terörist hedeflerinin yarısını sadece bizim üssümüz vurmuştur. Şimdi de o gece yaşananları anlatmak istiyorum. 15 Temmuz akşamı saat 18’de mesaiden çıktım. Eve geldikten kısa süre sonra 2 F4 ve 2 F16 uçağına terörle mücadele harekâtı görevi verildiği kule tarafından bildirildi. Bunun üzerine tekrar üsse döndüm. 19.30’a doğru üsse giriş yapıp filoya geçtim. Filo komutanı odasında filo komutanı (Binbaşı Metin Çivilibal), ben ve Şaban Delioğlu albay oturup uçuşun bitmesini bekledik. Filo komutanı, 2 F4 uçağımızın pist başında emir beklerken yine BHHM’den telefonla gelen ikinci bir emirle geri döndüklerini aktardı. Filo’da otururken PKK tarafından Tunceli’de bir karakola saldırı düzenlendiğini öğrendik. Son 1 yıl içerisinde PKK’nın yaptığı bu tip saldırılardan sonra her seferinde uçaklarımız tarafından hemen karşılık verilirdi. Bizde de böyle bir görev beklentisi oluştu ama görev verilmeyince üsten tekrar çıkış yaptım.”

“RESMİ EMİRLERİN ÇOĞU, GÖREV BİTTİKTEN SONRA ULAŞTIRILIYORDU”

Tayfun Tuna’nın verdiği bilgiler içerisinde önemli bir detay daha var. Şöyle diyor: “Görevin ne olduğu ve görevle ilgili ayrıntılar bazen uçuş öncesi bazen de kalkış yaptıktan sonra havada iletilir. Hatta hedef bölgesine ulaşana kadar ayrıntılı bilgi verilmeyen görevler olur. İcra edilen görevlerle ilgili resmi mesaj da görevi veren BHHM tarafından gönderilir. Burada değinmek istediğim önemli bir husus şudur: Son 1 yıldaki görevlerin hemen hemen tamamında BHHM bu mesajları görev bittikten, yani bombalar atıldıktan sonra göndermiştir. Bu durum bu görevleri icra eden uçucu ve yönetici personel olan bizler için büyük riskler oluşturmuştur. Çünkü uçulan bir görevde masum birisinin ölmesi halinde görevi yapan personelin bu görevi BHHM’nin verdiğinin ispatlama şansı yoktur. İşte icra edilen bu 100 görev ve atılan 4 bin bomba bu riskler alınarak icra edilmiştir. Bu 100 görevi, 100 rakamını yuvarlak olsun diye söylemiyorum, 100 tane görev icra ettik. Sayın Başkan bunları anlatmaktaki amacım o gece üssümüzde yaşanan olayların ve yaşanan sürecin 1 yıl boyunca yaşadığımız olaylarla birebir aynı olduğunu ifade etmektir. Bu olaydaki emir trafiğini, yani BHHM’nin uçakları hazır ettirmesini, sonra kalkış yaptırmasını veya görevi iptal etmesini biz son 1 yıldaki 100 olayda yaşadık ve 700 uçak kaldırdık. Yani o gün o uçaklar kalksaydı bu bizim 101. görevimiz olacaktı. Uçaklar da 701, 702, 703 ve 704. uçaklarımız olacaktı. Bizim için standart bir şey bu.”

Eski 7. Ana Jet Üssü Harekât Komutanı Tayfun Tuna

“15 TEMMUZ AKŞAMI YAPTIKLARIM DAHA ÖNCEKİ YAPTIKLARIMDAN FARKLI DEĞİLDİ”

15 Temmuz akşamı saat 18.00 sularında Tunceli için verilen emre de değinen Tuna, “Bakın bu olaydan, yani bu 4 F4 uçağının kaldırılıp kaldırılmaması olayından çok değil 10 saat önce benzer bir olayı yaşadık. Bu olayla ilgili iki ifade okumak istiyorum.Tanık Üsteğmen Tolga Oğuz, 29 Temmuz 2016 tarihinde Malatya TEM Şube’de verdiği ifadede şöyle diyor: ‘Bu dediğim olay 15 Temmuz saat 18.00’da oluyor. Akşam saat 18.00 sıralarında terörle mücadele harekatı kapsamında Tunceli ili ile ilgili olarak görev geldi. Koordinatlar uçaklar havalandıktan sonra verilecekti. Bunun üzerine uçak başı yaptık. Uçakları çalıştırarak kalkış alanına gittik. Burada kalkış emrini beklemeye başladık. Saat 19.00 sıralarında kule tarafından bize görevin iptal olduğu söylendi. Bunun üzerine uçakları tekrar yerlerine götürdük, yani park yerlerine tekrar geri götürüldü.” 

Dönemin 171. Filo Komutanı Metin Çivilibal da aynı celsede, “Son 50 haftanın 20 haftasında Cuma günü mesaiden sonra harekât uçuşu yapan bir filonun komutanı olarak, daha önce bir çok defa yaptığım gibi pilotları bilgilendirerek üsse gittim. Sonrasında uçuşa yönelik herhangi bir emir gelmediği için filoda beklemeye başladık.”dedi. 

Pilotlardan eski binbaşı Tuncay Öztürk, 6 Nisan 2017 tarihli duruşmada, “15 Temmuz gecesi TMH görevine yönelik olarak daha önce defalarca icra ettiğim bir görevi yerine getirdiğim için 9 aydır Malatya Cezaevinde tutuklu bulunuyorum.”ifadesini kullandı.

Bir diğer pilot, eski üsteğmen Halil Karan aynı celsede TMH uçuşlarının yüzde 70’inin kendi filoları tarafından gerçekleştirildiğini vurgulayarak, “171. filo komutanlığı 24 Temmuz 2015 tarihinden itibaren özellikle teröristle mücadele harekat görevlerinin ana üssü olmuştur. Hava kuvvetleri komutanımızın da daha önce gelerek belirttiği gibi TMH görevlerinin yüzde 70’inin 171. filo tarafından icra edildiğini kendisi bize iletmişti. 4 bine yakın bomba benim ve filo arkadaşlarım, yaklaşık 20-25 kişilik bir ekip tarafından atılmıştır.”şeklinde konuştu.

15 Temmuz’dan 1 gece önce Fransa’nın Nice kentindeki IŞİD saldırısında 84 kişi hayatını kaybetti.

“KÖPRÜYÜ GÖRÜNCE FRANSA’DAKİ GİBİ TERÖR SALDIRISI SANDIM”

Önce tutuklanıp sonra tahliye edilen, ardından terfi edip yargılama sonunda da beraat ettirilen Uçak Bakım Tabur Komutanı Murat Örsal’ın 10 Nisan 2017 tarihli duruşmada konuya ilişkin açıklamaları şöyle: “13 ve 14 temmuz günleri TMH kapsamında gece uçuşları olduğu için ve 3 gündür gece gündüz mesai yaptığımdan çok yorulmuştum. 24 Temmuz 2015’ten 15 Temmuz’a kadar yaklaşık 700 sorti uçuş oldu.”

Murat Örsal, Boğaziçi Köprüsü’nün kapatılması ile ilgili ilk haberleri gördüğünde de bunun teröre karşı bir müdahale olduğunu düşündüğünü belirtti. “Başbakanımızın saat 23.00’te dediği anda darbeye teşebbüs olayını anladım. Yoksa biraz önce arz ettiğim gibi o tankların Fransa’daki terör örgütü gibi bir istihbarat alıp daha sıkı tedbirler alıyorlar gibi düşünmüştüm 22:40 civarı, ama Başbakanımız bir kalkışmadır deyince o zaman bu işin darbe girişimi olduğunu anlamış oldum, yani 23’te.” dedi.

RESMİ YAZI: CUMA GÖREVLERİ ARTIK OLAĞAN OLMUŞTU

Bu savunmalar üzerine Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Nisan 2017 tarihinde üs komutanlığına bir yazı yazdı. Yazıda, bu TMH uçuşları da soruldu. Üs Komutanı Albay Hasan Hüseyin Kanbur imzalı 24 Mayıs 2017 tarihli cevap yazısında, şöyle dendi: “24 Temmuz 2015 tarihinden 15 Temmuz 2016 tarihine kadar TMH kapsamında yüklü olarak toplam 726 sorti uçulmuş olup gün bazında değerlendirildiğinde özellikle Cuma günü gece uçuşlarının büyük bir oranı kapsadığı görülmektedir. 52 haftanın 21 haftasında ve 15 Temmuz’dan önceki son 7 haftanın 5 haftasında Cuma akşamı TMH olmuştur. Hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı değerlendirildiğinde; bu değerlerde bize Cuma gece TMH uçuşlarının bu kadar fazla olması, olağan bir duruma dönüştüğünün göstergesidir.”

Yazıda, bu sortilerin 108 tanesinin de yüksüz, yani mühimmatsız olduğu bilgisi verildi.

NEDEN CUMA GÜNLERİ OLUYORDU?

Peki neden bu uçuşlar genelde Cuma günleri oluyordu? Bu bir muamma.

Genellikle verilen cevap şu: “Terör örgütü güvenlik güçlerinin mesaide olmamasından dolayı çoğunlukla cuma akşamından başlamak üzere hafta sonu bir hareketlilik içerisine giriyordu. Bundan dolayı müdahalelerin genellikle Cuma’ya denk gelmesi sıradışı bir durum değil.”

Fakat bir başka açıklamaya göre, TMH sadece örgütün eylemlerine bağlı olarak yapılmıyordu. Önleyici müdahaleler ve saldırılar da oluyordu. Bunun da günü ve saati yoktu. Nitekim son aylarda, artık terör örgütünün Cuma günlerine tedbir almaya başladığı ve TMH uçuşlarının farklı bir güne kaydırılmasının daha doğru olacağı bildirilmişti. Yani TMH’lar sık sık Cuma’ya denk geldiği için PKK tedbir almaya başlamıştı. Bundan dolayı günün değiştirilmesine karar verilmişti. Bu da gösteriyor ki anlık istihbaratlar dışında TMH’nın günü Hava Kuvvetleri tarafından belirlenebiliyordu. 

Fakat bu tebligata rağmen tam tersine son haftalarda uçuşların daha fazla Cuma’ya yoğunlaşması soru işaretleri barındırıyor.

İSTANBUL’DA DA ‘TERÖR ALARMI’ VERİLMİŞTİ

Benzer bir durum, harbiyelilerle ilgili davada da karşımıza çıkıyor.

Dönemin Hava Harp Okulu Destek Grup Komutanı Yusuf Özdemir’in, 15 Temmuz sabah saat 10.00’dan itibaren ‘Birliğimize terör saldırısı olacak, TURUNCU alarma geçiyoruz’dediği idari soruşturma raporunda yer alıyor. B

Buna göre Özdemir, saat 18.00 sularında nöbetçi subayları odasına çağırarak gün içerisinde saraylara, köprülere, havaalanına, Harp Okulu’na saldırı beklediklerini açıklamıştı. Bu yönde ciddi istihbarat aldıklarını belirterek personele bu durumun aktarılmasını istemişti. Daha kötü bir durumda ‘çağırma planı’nın uygulanacağını söylemiş ve nitekim o akşam, bu ‘çağırma planı’hayata geçirilerek evlerinde bulunan bütün personel birliğe çağrılmıştı.

Öğrenciler de ‘terör saldırısı’ riskine binaen Yalova’daki kamptan birliklerine geri çağrılmıştı. 

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz