15 TEMMUZ MALATYA DOSYASI -8 “Kim lan bu Semih Terzi?”

Eski 7. Ana Jet Üssü Harekât Komutanı Tayfun Tuna

15 Temmuz’un ardından tutuklanan eski Malatya 7. Ana Jet Üssü komutanları, darbeye destek vermekle suçlanıyor. Bu yazı dizisinde şu ana kadar işlediğimiz deliller, bu iddiaların altının ne kadar boş olduğunu gösteriyor. Ortada hiç bir delil olmadığı halde bu isimlerin MİT’in baskısı ile tutuklandığı ve daha sonra haklarında delil üretilmeye çalışıldığı, yine mahkeme dosyasına giren itiraflardan görülebiliyor. 

Yine yargılama dosyasına giren bir başka konu daha var ki aslında tek başına ‘darbecilik’ iddiasını çürütmeye yetecek mahiyette. 

O da 7. Ana Jet Üssü komutanlarının o gece Semih Terzi’ye olan yaklaşımları. Eğer Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurulan Semih Terzi darbeci ise o zaman 7. Ana Jet Üssü’ndeki komutanların ‘darbe karşıtı kahramanlar’ olarak kabul edilmesi gerekirdi. 

Telefon ve telsiz dökümleri, tanık itirafları ve ifadeleri açıkça ortaya koyuyor ki başta Harekât Komutanı Tayfun Tuna olmak üzere Malatya üssü, Terzi’yi tanımıyordu. O gece Terzi’nin talepleri de yerine getirilmedi.

Tayfun Tuna’nın kuledeki askerlere cevabın söylediği şu söz her şeyi özetliyor: “Kim lan bu Semih Terzi denilen adam? Bilgi bilgi vermeyin!”

****

semihterzi
Semih Terzi

Bilindiği üzere Silopi’deki 1. Özel Kuvvetler Tugayı Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi, 15 Temmuz gecesi 23.59’da Diyarbakır’dan havalanmış, saat 02.05’te Özel Kuvvetler’in Etimesgut Havaalanı’na iniş yapmıştı. Oradan da Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Kışlası’na gitmiş ve karargâh binasına girerken Ömer Halisdemir tarafından vurulmuştu.

İşte bu yolculuk sırasında Malatya üzerinden geçmiş ve kuleye Etimesgut’un açık olup olmadığını sormuştu. 

7. Ana Jet Üssü tarafından hazırlanıp mahkemeye gönderilen idari tahkikat raporunda bu olaylar şöyle anlatılıyor:

“PANTER Telsiz görüşmesinde, Teğmen Özağar’ın, Harekât Komutanı Albay Tuna’ya ‘Komutanım, MURAT 5-6 Diyarbakır’dan Şırnak planlı olarak kalkmış’ dediği, kalktıktan sonra divert (meteorolojik şartlardan veya başka nedenlerden dolaya uçağın başka bir meydana yönelmesi) ettiğini söylediği, Diyarbakır’ın Harekat Komutanı’nın kalkışına izin vermediğini, uçağın pilotunun da kuleyi değil uçağın içinde bulunan Semih Terzi generalin emirlerini dinleyeceğini söylediği, ‘bizim ile de BİKİM (Diyarbakır) ile de teması yok katediyor’ dediği, Tuna’nın da ‘Kim bu herif ya, içindeki kim? Kim bu, bilmem ne Terzi general?’ diye sorduğu, ekibin verdiği bilgi ‘Murat general (sehven olduğu düşünülmektedir) ile özel kuvvetleri taşıyorlar’ dediği anlaşılmıştır.

7’nci Üs RAPCON direkt telefon görüşmesinde; MURAT 5-6 uçağının Etimesgut Havaalanı’nın açık olup olmadığı hakkında bilgi istediği, Hrk.K. Alb.Tuna’nın kesinlikle bilgi verilmemesini emrettiği,

Hrk.K.Alb.Tuna’nın, Kd. Bçvş. Ömer Halisdemir tarafından öldürülen darbeci Tuğgeneral Semih  Terzi’yi tanımadığı ve uçak hakkında da bilgi sahibi olmadığı anlaşılmıştır.”

****

eminayık3
Eski 7. Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık

Bu konu, yargılama sırasında eski üs komutanı Emin Ayık’a soruldu. Ayık, mahkeme başkanının sorusu üzerine şöyle konuştu: “Ben bunu harekât komutanından öğrendim. Böyle bir kimseyi ben tanımıyordum. Etimesgut Havaalanı ile ilgili bir takım bilgiler sormuş. Bilgi vermeyin diye söyledim dedi.”

4 Nisan 2017 tarihli bu duruşmada Hakim Vedat Koç ile Emin Ayık arasında şu diyalog geçti:

– Semih Terzi’yi tanıyor musun?

– Tanımıyorum efendim.

– Onunla o gün herhangi bir telefon görüşmesi yaptın mı?

– Yapmadım efendim. 

– Basına yansıdığı kadarıyla 1. özel kuvvetler tugay komutanı olan Semih Terzi darbe gecesi Ankara’daki özel kuvvetler komutanlığını ele geçirmek üzere Diyarbakır 8. Ana Jet Üssünden kalkan bir nakliye uçağıyla Ankara’ya geçiyor. Bu konu ile ilgili bir bilgin var mı? Malatya’daki kule ile bu uçağın veya kalkmadan önce bir temasının olduğu yönünde bilgiler de var. Tabi basına yansıyan.

– Ben bunu harekat komutanımdan öğrendim. Böyle bir kimseyi o da tanımıyordu, ben de tanımıyordum zaten. Bizim hava sahamızı katederken Etimesgut Havaalanı’yla alakalı bir takım bilgiler sormuş. Yani bu ortamda da harekat komutanı bana söyledi. ‘Ben’ dedi, ‘Herhangi bir tanımıyorum, etmiyorum komutanım. Bilgi vermeyin diye kuleye söyledim, öyle bir talimatım oldu’ dedi. Benim o uçakla ilgili, zannedersem Murat 5-6 isimli bir uçaktı, hatırladığım bu. 

– Peki bu uçağın içerisinde Semih Terzi isimli bir tugay komutanı tuğgenarelin olup olmadığı konusunda bir bilgin var mıydı?

– Yoktu. 

– Bu bilgi sana iletilmedi o zaman?

– Yok, ben orasına vakıf değilim. 

– Sonradan sıcağı sıcağına değil ama devam eden süreçte böyle bir bilgi iletildi mi?

– Daha sonraki ifadeler ortaya çıktıktan sonra, bizim de personelimizin ifadeleri elimize geçtikten sonra vakıf olduğum bir konu efendim. 

****

Aynı duruşmada Harekât Komutanı Tayfun Tuna’ya da bu konu soruldu. 

Tuna, o gece yaşadıkları şöyle anlattı: 

“Saat 00:20’ye doğru adı Murat 5-6 olan bir uçak hakkında kule bana bilgi aktardı. Kulenin verdiği bilgilerden tatmin olmayınca Diyarbakır Üssü’nün harekat komutanı ile görüştüm. Kendisi devre arkadaşım olur. Bu uçağın kendisinin izni olmadan ve kontrolsüz olarak Semih Terzi generalin emri ile kalktığını iletti bana. Bu konuşmadan hemen sonra kule bu uçağın Etimesgut Havaalanı hakkında bilgi istediğini, havaalanı açık mı, kapalı mı, işgal altında mı vesaire şeklinde… Bu bilgiyi talep ettiğini bana aktardı ve cevabı kendisine aktarmak için benden izin istedi. Ben de devre arkadaşımla konuştuğum için bu uçağın kontrolsüz ve kendisinden izinsiz olarak kalktığını anladığım için ve darbeci ekibin kontrolünde olduğunu düşündüğüm için bu uçağın içindeki generalin talebine rağmen bilgi verilmemesini emrettim.”

****

Kula görevlisi Teğmen Çağrı Özağar, 10 Kasım 2017 tarihli duruşmada tanık olarak dinlendi. 

Özağar, şunları dile getirdi: “Saat 00:15 civarında Murat 5-6 çağrı attı. Bir tane uçak bizim hava sahamıza doğudan yaklaşmaya başladı. Bizim de bununla alakalı bir bilgimiz olmadığı için Diyarbakır’ı aradık. Diyarbakır da o an için ilk olarak bize Şırnak için kalkıp iniş meydanını havada Etimesgut olarak değiştiren bir uçak olduğunu söyledi. Uçak o esnada bizim çağrılarımıza cevap vermedi. Saat 00.18 civarında Ankara yol kontrol, Rakkon’u aradı. Murat 5-6’nın kendi talimatlarına uymadığını, temas etmediğini, Etimesgut’a gideceğini, ayrıca Mavi 3-5 isimli uçağın da Kayseri’den kalkış yaptığını, Şırnak’a gideceğini ve bizim meydan sahamızdan geçeceğini iletti. Saat 00.20’de BHHM’yi (Eskişehir’deki Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi) aradım, Murat 5-6 isimli uçağın manifestosunu sordum. Onlar da bilgilerinin olmadığını söylediler. Bu sırada Diyarbakır aradı, 00:15’teki görüşmelerinde rahat konuşamadığını, uçağın sıkıntılı bir şekilde havaya kalktığını, en başında Etimesgut için kalkış yapmak istediğini, Etimesgut’un bunu kabul etmemesinden dolayı da Şırnak için kalkış yapıp Etimesgut’a iptal etmek istediğini iletmiş Diyarbakır uçuş kulesine. Diyarbakır harekat komutanı bu duruma izin vermeyince uçuş kulesi uçağa kalkış yapmamalarını iletmiş. Uçak da cevap olarak ‘Uçağın içinde Semih Terzi gereral var, ben emirleri ondan alıyorum’ diyerek kalkışını yapmış. Saat 00:23’te durumu harekat komutanı Tayfun Tuna’ya ilettim, kendisi ‘Kim lan bu Semih Terzi denilen adam?’ diye cevap verdi. Uçak bize Etimesgut meydanının durumunu sordu, biz harekat komutanının emri olmadan herhangi bir bilgi veremeyeceğimizi söyledik. Harekât Komutanı Tayfun Tuna’ya uçağa bilgi verip vermemedeki emirlerini sorduk. Tayfun Tuna uçakta kimin olduklarını tekrar sordu. Biz bunu uçağa sorduk. Uçaktaki kişi uçakta Semih Terzi general olduğunu söyledi. Biz uçakta kimin olduğunu söyleyince Tayfun Tuna ‘Bilgi falan vermeyin’ dedi. Biz de uçağa bilgi vermedik. Uçak o sırada Ankara yol kontrolün frekansına geçti ve bizimle bir teması olmadı.”

O gece kulede görevli bulunan Astsubay Metehan Avcı da tanık olarak mahkemede dinlendi. Avcı da Özağar ile aynı bilgileri paylaştı.

“BEN DARBECİ OLSAM…”

4 Nisan 2017 tarihli celsede Tayfun Tuna, mahkeme heyetine, “Söylediğim şeyleri dikkatle dinlemenizi rica edeceğim. Önemli konular.” diye seslendi. Ardından, “Ben darbeci olsam Semih Terzi generale bilgi vermez miydim?” diye sordu. Tuna, şu soruları sıraladı: 

“Ben darbeci olsam üssümüzde 14 tane bomba yüklü uçak vardı, Cuma gecesi, 15 Temmuz gecesi, üsse gelir gelmez uçuşa hazır olan bu uçaklarımızı daha darbe haberleri medyaya düşmeden kaldırmaz mıydık? Bu haberler saat 23.00 civarı düştü diye biliyorum. Biz 21.30’da geldik. Darbeci olsam darbecilerin kontrolünde olan hava kuvvetleri harekat merkezinden gelen mesajı hemen işleme koymaz mıydım? Bu mesaj saat 23:30’da geldi. BHHM’nin hava kuvvetleri harekat merkezinin emirlerinin dinlenmeyeceğini söyleyen mesajı ise bundan yarım saat sonra geldi. Darbeci olsam yaklaşık 1500 kişilik personele sahip olan ve 14 uçağı bomba yüklü vaziyette görev bekleyen bir ana jet üs komutanlığının üs komutanından sonra gelen ikinci adamı olarak, özel kuvvetler komutanlığı gibi darbeciler tarafından ele geçirilmesi halinde darbe teşebbüsünün seyrini tamamen değiştirecek olan bir askeri birliği ele geçirmeye giden Semih Terzi generali tanımaz mıydım? Kendisini taşıyan uçak bizden bilgi istediğinde kendisine kesinlikle bilgi vermeyin der miydim? Darbeci olsam pisti kapattırır mıydım? Darbeci olsam devlet hava meydanları işletmesi personelinin uçakların inişte yararlandıkları sistemi kapatmaları için güvenlik harekat merkezine bu personele izin verin der miydim? Darbeci olsam uçaklar kalkış için tüm hazırlıklarını bitirmiş olmasına ve pist de açık olmasına rağmen uçakları kaldırmaz mıydım? Sadece bu saydıklarım bile darbe ile yakından uzaktan ilgimin olmadığını açıkça göstermektedir.”

ahmetdonmez.net\\\\\\\'e Patreon ile destek olun..

2 YORUMLAR

  1. “Kim ulan bu Semir Terzi” diyen komutanın birkaç gün önce darbecilikten MÜEBBET aldığını yazmayı unutmuşsunuz.

CEVAP VER

Yorumlarınızı giriniz!
Buraya isminizi giriniz